15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Türkiye’de yatırım yapacak ve istihdam sağlayacak herkese kapımız sonuna kadar açıktır”

26.09.2019
“Türkiye’de yatırım yapacak ve istihdam sağlayacak herkese kapımız sonuna kadar açıktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TAİK 10. Türkiye Yatırım Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Hemen her gün, yatırım yapmak isteyen uluslararası firmaları ülkemizde misafir ediyoruz. Amerikan firmalarının da uluslararası yatırımları teşvikler konusunda sağladığımız kolaylıklardan istifade etmesini istiyoruz. Ülkemizde yatırım yapacak, katma değer oluşturacak ve istihdam sağlayacak herkese kapımız sonuna kadar açıktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 74. Genel Kurul Görüşmeleri için bulunduğu New York'ta, Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 10. Türkiye Yatırım Konferansı'na katıldı.

Toplantıdaki iki ülke yatırımcılarının Türkiye ve ABD arasındaki mevcut bağları geliştirmek için büyük emek verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin de bu çabalardan faydalandığını söyledi.

Türkiye'yi de yakından etkileyen pek çok gelişmenin aynı anda yaşandığı kritik bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel düzenin parametrelerini sarsan bu sürecin, uluslararası ilişkilere hâkim olan ortam kadar, iş dünyasını da yakından ilgilendirdiğini bildirdi.

“ÜLKELERİMİZ ARASINDA POZİTİF GÜNDEME ODAKLANMAK İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret savaşlarının, belirsizliği artırmanın yanı sıra gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerinde ağır tahribatlara neden olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Yaklaşık 250 trilyon doları bulan küresel borç stoku ise durumun hassasiyetini zaten apaçık ortaya koyuyor. Türkiye olarak, dünyanın en büyük ilk iki ekonomisinin sorumluluk bilinciyle hareket edeceğine inanıyoruz. Anlaşmazlıkların Dünya Ticaret Örgütü'nün yerleşik teamülleri çerçevesinde en kısa sürede çözüleceğini ümit ediyoruz" diye konuştu.

Türkiye ve ABD arasında ortak çıkarlara dayalı, güçlü, kapsamlı ve stratejik müttefiklik ilişkisi bulunduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlişkilerimizde zaman zaman görüş ayrılıkları yaşasak da ortaklığımız bugüne kadar pek çok zorluğun üstesinden gelmiştir. Son dönemde de Türk-Amerikan ilişkilerinin ciddi şekilde test edildiği bir süreci hep birlikte yaşadık. Ancak, değerli dostum Başkan Trump ile aramızda tesis ettiğimiz yakın diyalog ve iletişim sayesinde, bu sıkıntılı süreci aşıyoruz. Tabi bu birilerini de rahatsız ediyor veya kıskandırıyor. İki lider olarak ülkelerimiz arasında pozitif gündeme odaklanmak istiyoruz. Bu pozitif gündemin en önemli unsurlarından biri de ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gerçek potansiyeli yansıtacak düzeye ulaştırılmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptıkları görüşmede ikili ticaret hacmi için 100 milyar dolarlık bir hedef belirlediklerini anımsatarak, iki ülkenin nispeten üstünlük sahibi olduğu alanlarda iş birliğini çeşitlendirme kararı aldıklarını, bu hedef doğrultusunda da iki ülke yetkilileri ve özel sektör temsilcilerinin çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross'un, Türkiye ye yaptığı ziyareti hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ross'un ilgili Bakanlar ve özel sektör temsilcileriyle görüştüğünü, kendisinin de Ross ile beraber ABD’li firma temsilcilerini kabul ettiğini söyledi.

“CARİ AÇIK SORUNUNU ÖNEMLİ ORANDA ÇÖZDÜK”

Hâlihazırda bin 800'den fazla ABD firmasının, teknolojiden gıdaya, sağlıktan bilişime çok geniş bir yelpazede Türkiye'de faaliyet gösterdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu firmaların Türkiye'deki güncel yatırımlarının 50 milyar doları aştığını açıkladı.

Son 17 yılda ABD’den Türkiye'ye 12 milyar dolar civarında doğrudan yatırım gerçekleştiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün itibariyle Türk firmalarının ABD’deki yatırımlarının da 5 milyar dolara yaklaştığını kaydetti.

Türkiye'nin toplam ihracatının son 12 aylık dilimde yüzde 5,2 artarak 170 milyar doları bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yılın ilk 8 ayındaki ihracatımız 117 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırarken, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 86'yı buldu. Yıllarca ekonomimizin yumuşak karnı olarak gösterilen cari açık sorununu önemli oranda çözdük" dedi.

ABD'nin Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı 5'inci ve en fazla ithalat yaptığı 4'üncü ülke konumunda olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Ancak dünyayla en fazla ticaret yapan ülke olan Amerika'nın ülkemizle ticaretinin 21 milyar dolarda kalmasını biz yeterli bulmuyoruz. Hükûmetlerimizin ortak çabası, sizlerin desteği ve iki Devlet Başkanı olarak ortaya koyduğumuz güçlü irade ile 100 milyar dolar hedefine süratle ulaşabileceğimize doğrusu ben inanıyorum. Burada öncelikle bir pürüzü gidermemiz gerekiyor. Ticaretini güçlendirmek isteyen ülkeler, aralarına engel koymaz. ABD'nin ülkemize karşı uygulamaya koyduğu bazı tedbirleri yeniden değerlendirmesini ve kaldırmasını istiyoruz. Bilhassa çelik ve alüminyum ihracatımıza yönelik olarak getirilen ilave tarifeler ve Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi'nden çıkarılmamız gibi kararlardan geri dönülmesi gerekiyor. Bu konuda birçok ülkeye getirilen istisnalardan Türkiye de yararlanmalıdır. Ayrıca, ABD'nin önümüzdeki dönemde almayı planladığı önlemlerden de Türkiye'yi muaf tutmasını bekliyoruz. Zira biz her şeyden önce stratejik ortağız, bu yıllara dayanıyor. Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine başlanmasının da yine ticaret hacmi hedefine ulaşılması bakımından yararlı olacağına inanıyorum."

“TÜRKİYE, ETRAFINDAKİ KRİZLERE RAĞMEN BÖLGESİNDE BİR İSTİKRAR ADASI OLMAYA DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana, Türk ekonomisiyle ilgili kasıtlı, ön yargılı, mevcut durumu resmetmekten ziyade temennileri dillendiren bir kampanya sürdürüldüğüne dikkati çekerek, "Halbuki Türkiye küresel ekonomideki daralmaya, etrafındaki siyasi, güvenlik ve insani krizlere rağmen bölgesinde bir istikrar adası olmaya devam ediyor. Türk ekonomisinin makro göstergeleri ve temelleri son derece güçlü ve sağlıklıdır. 2002'den bu yana 215 milyar doları aşan doğrudan yatırımın Türkiye’yi tercih etmesi, bunun işaretlerinden biridir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bugün satın alma gücü paritesine göre dünyanın 13'üncü, Avrupa'nın 5'inci en büyük ekonomisi olduğunu bildirdi.

Gerek iş yapma kolaylığı, gerekse altyapı yatırımları bakımından Türkiye'yi her açıdan cazip hâle getirmeye yönelik kararlılıklarının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Bankası iş yapma kolaylığı endeksinde Türkiye’nin, son 10 yılda 30 basamak birden yükseldiğini, 2018 itibariyle 46 milyon ziyaretçiyle küresel sıralamada 2 sıra daha yükselerek en çok turist çeken 6'ncı ülke konumuna gelindiğini ve bu yıl turizmde 50 milyon turisti aşmayı beklediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık yüzde 18 düzeyinde olan Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranının da yüzde 8 olan uluslararası standartların oldukça üstünde yer aldığını vurguladı.

“15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ TÜRK DEMOKRASİSİNİ HEDEF ALAN EN BÜYÜK TERÖR EYLEMİDİR”

Türkiye'nin, son 17 yılda ekonomisini büyütüp, vatandaşlarının refah seviyesini adaletli bir şekilde yükseltirken, demokrasisine dönük pek çok saldırıyı da püskürtmeyi başardığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin Türk demokrasisi hedef alan en büyük terör eylemi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en alttan en tepeye kadar son darbeci de yargıya hesap verene kadar FETÖ ile mücadeledeki kararlılığını yineleyerek, “Ancak, ortaya koyduğumuz klasörler dolusu delile rağmen, FETÖ elebaşının Pensilvanya'da hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi, milletimizi ve şehit ailelerini yaralıyor. Demokrasi ve özgürlükler konusunda iddia sahibi bir ülke olan Amerika'nın, demokrasiye kast edenlere kucak açması, çok büyük çelişkidir. ABD makamlarının bu konuda gerekli adımları artık atmalarını beklediğimizi bir kez daha hatırlatmak isterim” şeklinde konuştu.

Katılımcı özel sektör temsilcilerinden, ihale yolsuzlukları, kara para aklama, sahte evrak düzenleme, usulsüz bağış ve rüşvet gibi bir dizi kirli işe bulaşan FETÖ’ye karşı dikkatli olmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örgüt Amerika’da işlettiği yaklaşık 180 charter okulda, vergi mükelleflerince ödenen 800 milyon doları yasadışı faaliyetleri için kullanıyor. FETÖ'nün karanlık yüzünün ifşası konusunda sizlerden destek bekliyoruz" dedi.

“TÜRKİYE, YATIRIM ORTAMINI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, demokrasinin gereklerinden ve serbest piyasa ekonomisinin kurallarından taviz vermeden, yatırım ortamını güçlendirmeye devam edeceğini belirterek, Türkiye’nin daha fazla doğrudan yatırım çekmesi için, uluslararası yatırımcıların Türkiye'de güvenle ve daha çok yatırım yapmaları için gerekli yasal düzenlemeleri yapmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Türkiye'nin Avrupa'ya, Kafkaslar’a, Ortadoğu'ya ve Kuzey Afrika'ya erişimi olan istikrarlı bir ekonomik ve ticari çıkış yolu olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 125 ülke, 313 şehir ve 316 havaalanına uçan Türk Hava Yolları, dünyanın en çok ülkesine ve en çok dış hat noktasına uçan havayoludur. Geçen yıl ilk etabını açtığımız İstanbul Havalimanı ve diğer mega yatırımlarımızla, ülkemiz çok daha stratejik bir konuma gelmiştir” diye konuştu.

“AMERİKAN FİRMALARININ TEŞVİK KOLAYLIKLARDAN İSTİFADE ETMESİNİ İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç ve nitelikli nüfusuyla Türkiye’nin ciddi bir işgücü potansiyeline sahip olduğunu, Türkiye’deki yatırım ortamının çok büyük fırsatları barındırdığını anlatarak, yabancı yatırımcılara her türlü desteği sağladıklarını söyledi.

Hemen her gün, yatırım yapmak isteyen uluslararası firmaların Türkiye’de misafir edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yatırım ofisimiz başta olmak üzere tüm kurumlarımızla kendilerine her türlü desteği sağlıyoruz Amerikan firmalarının da uluslararası yatırımları teşvikler konusunda sağladığımız kolaylıklardan istifade etmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde yatırım yapacak, katma değer oluşturacak ve istihdam sağlayacak herkese kapımız sonuna kadar açıktır. İki ortak ve müttefik olarak, ilişkilerimizin tarihi seyrine yakışır şekilde hareket etmemiz halinde, ekonomi dâhil, ikili ilişkilerimizin tüm veçhelerinde parlak bir geleceğin bizi beklediğine doğrusu inanıyorum. Bu parlak geleceği sizlerle inşa etmek ve paylaşmak istiyoruz” dedi.

Tüm Haberler