Canlı Yayın

15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

Türkiye Bilimler Akademisi Ödülleri 12.12.2017

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesi altında verilen Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2017 ödüllerinin sahiplerine takdim edilmesi törenine katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


Ödül alan bilim adamlarını tebrik ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBA Uluslararası Akademi Ödüllerini; Fen ve Mühendislik Bilimleri alanında İstanbul Medipol Üniversitesinden Prof. Dr. Hüseyin Arslan’ın, Sağlık ve Yaşam Bilimleri alanında Harvard Üniversitesinden Prof. Dr. Cenk Ayata’nın, Sosyal ve Beşeri Bilimler alanında Macaristan Bilimler Akademisi ve Eötvös Loránd Üniversitesinden Prof. Dr. Gabor Hamza’nın aldığını açıkladı.

TÜBA’nın Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödüllerini Türkiye’deki üniversitelerden yardımcı doçent ve doçent seviyesindeki 39 genç bilim insanının aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilimsel Telif Eser ve Halil İnalcık Özel Ödülüne Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Fatih Yeşil’in, Kaydadeğer Eser Ödüllerine ise, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yücel Ercan ile Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nuh Arslantaş’ın layık görüldüğünü aktardı.

“MEDENİYETLER ARASINDAKİ FARK, BİLİMİN KENDİSİNDEN ZİYADE FİKRİ AYRIŞMADAN KAYNAKLANIYOR”

Tarih boyunca bilimi; yaratıcının büyüklüğünün ispatı olarak kullananın da, yaratıcıya isyanının gerekçesi hâline dönüştürenlerin de bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetler arasındaki farkın, bilimin bizatihi kendisinden ziyade bu fikri ayrışmadan kaynaklandığını ifade etti.

Eldeki imkânların hangi amaçla kullanılacağının tamamen kişinin hayatı ve dünyayı algılama biçimiyle ilgili olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atomu parçaladıktan sonra bomba da yapabilirsiniz, herkese yetecek elektrik enerjisi de üretebilirsiniz. Barutu en güçlü bombaları imal etmek için de, geçit vermez dağları delip geçmek için de kullanabilirsiniz. Eğitimde-öğretimde bulduğunuz yeni bir yöntemde ayrımcılığı körüklemek için de, yürekleri birleştirmek için de faydalanabilirsiniz” diye konuştu.

“BİLİM İNSANLIĞIN ORTAK FAYDASINA HİZMET EDECEK ÇIKTILAR ÜRETMELİ”

Bilimin, insanlığın ortak faydasına hizmet edecek çıktılar üretmesinden yana olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektrikli araç projesinin, petrol odaklı çatışmaların, yıkımların ve acıların dinmesi anlamına geleceğine inandığını söyledi ve “Bu gelişmelerin ülkemizin çevresindeki geniş coğrafyada süren enerji kaynaklarına hâkim olma kavgasının bir an önce bitmesine vesile olmasını tüm samimiyetimle temenni ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi: “Gönül ister ki, dünyanın huzuruna ve refahına katkıda bulunacak bilimsel çalışmalar bizim ülkemizden çıksın, bizim bilim insanlarımızın damgasını taşısın. Her konu gibi maalesef bilim de belirli ülkelerin tasallutu altındadır. Elbette burada tüm suçu, tüm günahı karşı tarafa yıkıp da kendimizi rahatlatmak kolaylığına kapılmıyoruz, böyle bir lüksümüz yok, hiç şüphesiz bizim de eksiklerimiz, bizim de hatalarımız, yanlışlarımız var. Birkaç yüzyıl öncesine kadar dünyanın tüm önemli bilim insanlarının çekim merkezi olan coğrafyamız, bugün sefalet ve acı içinde kıvranıyorsa önce kendimizi sorgulayacağız. Nerede yanlış yaptık, yanlışımız nerede, nerelerde aksaklıklarımız var; bunları bir defa aşmamız lazım. Teşhisi doğru koymaz, tespitleri doğru yapmazsak, bundan sonra ne olması gerektiğini de doğru şekilde belirleyemeyiz.”

“GEÇTİĞİMİZ 15 YILDA ÜLKEMİZİ İLERİYE TAŞIYACAK ÇALIŞMALARA DESTEK VERDİK”

Türkiye her alanda olduğu gibi, bilimsel çalışmalarda da bölgesine öncülük etmek mecburiyetinde olduğunu vurgulayan ve bunun bir iklim meselesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Mehmet Akif’in bir şiirinde yer alan “Kanuni-Sinan-Süleymaniye” birlikteliğine atıfta bulanarak, “Süleyman ile Sinan bir araya gelmeden eser ortaya çıkmıyor; yani mimar ve lider. Ne tek başına Süleyman’ın, ne de tek başına Sinan’ın buna gücü yetmez, mutlaka ikisi birlikte olacak” değerlendirmesinde bulundu.

“Öyle kuru sözle, sadece konuşmakla, sadece eleştirmekle, sadece iftira atmakla bir yere varılmıyor. Ülkeye hizmet etmek için, millete hizmet etmek için, insanlığa hizmet etmek için çalışmak lazım, kararlılık lazım, vizyon lazım, hepsinden önemlisi aşk ve iştiyak lazım” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla geçen 15 yılda Türkiye’yi bilimin her alanında ileriye taşıyacak çalışmalara destek verdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 yıl önce iktidara geldiklerinde Türkiye’nin savunma sanayiinde ABD’ye ve Batı ülkelerine bağımlı olduğunu, istediği silahı “Kongre müsaade etmiyor” cevabı ile karşılaşarak alamadığını, ürünlerin bakım ve tamirleri için dahi türlü bahanelerin öne sürülüp yüksek fiyatlar istendiğini hatırlattı. “Ama kötü komşu bizi ev sahibi yaptı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu anda silahlı ve silahsız insansız hava araçları ile zırhlı araçlarını kendisinin yaptığını, tanklarını yapmaya başladığını ve artık savunmadaki ihtiyaçlarının büyük bir kısmını kendi ürünleriyle karşıladığını vurguladı.

Türkiye’nin yıllarca yurt dışına beyin göçü veren bir ülke olarak anıldığına da dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise yetişmiş insanları Türkiye’de tutmanın yanında, yurt dışına gitmiş olanları tekrar Türkiye’ye getirmenin çabası içerisinde olduklarını belirtti. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başta olmak üzere bu konuda önemli çalışmalar yürüten kurumlara teşekkür eden ve özel sektör kuruluşları ile sanayici ve işadamlarından bu sürece daha fazla katkı sağlamalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin geldiği yer itibariyle, kimsenin yurt dışına gittiğinde daha fazla imkâna, daha fazla fırsata, daha fazla desteğe kavuşamayacağını rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.

“ÜRETEN, ÇALIŞAN VE TER DÖKEN HERKESİN YANINDAYIZ”

Batı ülkelerinde 2008 küresel finans krizinin yıkıcı etkileri hâlâ devam ederken Türkiye’nin hızla toparlanarak rekor düzeyde büyüme oranlarını yakaladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, girişimcilerin önünü açmak için Kredi Garanti Fonu aracılığıyla Eylül ayı itibariyle 350 bin firmaya 220 milyar lira kredi desteği sağladıklarını hatırlatarak, “Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz üreten, çalışan, emek veren, ter döken herkesin yanındayız, yanında olmayı sürdüreceğiz” sözlerine yer verdi.

Kasım sonu itibariyle 2017 ihracat tutarının 143 milyar doları geçtiğine dikkat çekerek yılın yeni bir rekorla tamamlanmasını beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, döviz kurunun yüksekliğinin, ekonominin gerçekleriyle uyumlu olmadığının altını çizerek döviz kurunda kısa sürede doğru dengenin bulunacağına inandığını söyledi.

“MANİPÜLASYONLARLA FAİZ ARTIRIMI GAYRETLERİ BEYHUDE ÇABA”

“Ekonomideki kısa süreli manipülasyonlarla faiz artırımı baskısını meşrulaştırma gayretlerini beyhude bir çaba olarak görüyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları değerlendirmelerde bulundu: “Ama şunu da söyleyeyim; ben yüksek faize karşı olduğumu burada tekrar açıklıyorum, açıklamaya da devam edeceğim. Çünkü yüksek faizin olduğu bir ülkede enflasyonun düşmesi mümkün değildir. Bunu sizler hafıza kaydınıza alınız. Ve şu anda ödenen faizlerle bizler çok daha ciddi yatırımları yapma imkanına sahibiz. Bunu bir defa aşmamız lazım.”

2018 yılının her alanda olduğu gibi ekonomik alanda da Türkiye’nin daha büyük atılımlara ve daha büyük başarılara imza attığı bir yıl olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kendimize güvendiğimizde, kendimize inandığımızda, kendi hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıktığımızda aşamayacağımız hiçbir engel, çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur” şeklinde konuştu.

“2023, 2053 VE 2071 VİZYONLARIMIZ İÇİN BİLİM İNSANLARININ DESTEĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizin uzun yıllar boyunca yaşadığı sıkıntıların temelinde tarihimizde ve ecdadımızla ilişkimizin kesilerek özgüvenimizin törpülenmiş olması yatar. Allah’ın izniyle 2023 hedeflerimize ulaşarak bu kötü hatıraları tamamen zihnimizden kazıyıp atacağız. İşte o zaman 2053 ve 2071 vizyonlarımızın da önümüzde pırıl pırıl parlamaya başladığını göreceğiz. Hem hedeflerimizi gerçekleştirmek, hem vizyonlarımızı gerçeğe dönüştürmek için bilim insanlarının desteğine ihtiyacımız var. Burada şahit olduğum manzara, özellikle genç bilim insanlarımızın gözlerinden okuduğum heyecan ve cesaret gelecek için doğrusu bana ümit veriyor.”

Bilim adamlarına, büyük ve güçlü Türkiye yolunda gösterdikleri gayret, verdikleri emek ve yaptıkları katkı için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını ödül alanları tebrik ederek ve akademi yönetimine teşekkür ederek tamamladı.