Birleşmiş Milletler’in Kuruluşunun 72’inci Yıl Dönümü

24.10.2017

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’in kuruluşunun 72. yıl dönümü münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

Ülkemizin kurucu üyesi olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Örgütü’nün 72’nci kuruluş yıl dönümünün milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum.

Türkiye, uluslararası barış ve güvenliğin korunması alanında devletlerin seslerini duyurabildikleri, sorunlarını ve çözüm önerilerini gündeme getirebildikleri yegâne evrensel platform olan BM’nin ve onun temsil ettiği değerlerin en kuvvetli savunucuları arasında yer almaktadır.

Ülkemiz, hâlihazırda, ihtilafların önlenmesi ve çözümü, arabuluculuk, terörle mücadele, barışı koruma faaliyetleri, kalkınma ve insani yardımlar ile Medeniyetler İttifakı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler zemininde yürütülen çalışmalara çok ciddi katkılar sağlamaktadır.

BM bütçelerine verdiği desteği artıran ülkemiz ayrıca, bölgesinde önemli bir iş, finans ve kültür merkezi olan İstanbul’un aynı zamanda bir BM merkezi olması yolunda da adımlar atmaktadır.

Bunun yanında Türkiye, kadim tarihinin, ilkelerinin ve medeniyet anlayışının bir nişanesi olarak Suriye ve Irak’taki çatışmalardan kaçan 3,5 milyon sığınmacıya kapılarını açmış, Arakan’dan Somali’ye kadar tüm mazlum ve mağdurların yükselen feryatlarına tepkisiz kalmamıştır. Bugün ülkemiz, milli gelire oranla dünyanın en cömert ülkesi konumundadır.

Hâlihazırda BM misyonuna ve küresel barışa tehdit terör örgütlerinden gelmektedir. DEAŞ, El Kaide, YPG, PKK, DHKP-C ve FETÖ gibi eli kanlı çeteler, sadece ülkemizin güvenliği için değil, bölgemiz ve tüm dünyanın güvenlik ve istikrarı için de ciddi risk oluşturmaktadır. Hiçbir bahane terör örgütlerinin silaha boğulmasını, hiçbir hesap da terörün meşrulaştırılmasını mazur göstermez. Bilhassa BM çatısı altında terörizme karşı dayanışma ve işbirliğinin artırılması elzemdir.

Tehditlerin, sınamaların ve ihtiyaçların kökten değiştiği günümüzde, çok geniş bir yelpazede görev üstlenen BM’nin aynı kalması düşünülemez. BM reformu an itibariyle ertelenemez, ihmal edilemez, görmezden gelinemez bir ihtiyaçtır.

“Dünya 5’ten büyüktür” sloganında sembolleşen Güvenlik Konseyi’ndeki mevcut adaletsizlik giderilmedikçe, ne küresel barışın tam olarak tesisi, ne de BM reformunun tam anlamıyla başarıya ulaşması mümkün olacaktır.

Bu çerçevede, Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’ne daha adil, daha demokratik, şeffaf, etkin ve hesap verebilir bir nitelik kazandıracak BM reformuna desteğini sürdürecektir.

Bu düşüncelerle, Birleşmiş Milletler Örgütü’nün çalışmalarının dünyamıza barış, refah ve huzurun getirilmesine vesile olmasını diliyor, 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü’nü en samimi duygularımla tebrik ediyorum.