Sayın Cumhurbaşkanımızın Ramazan Bayramı Mesajı

16.07.2015

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ramazan Bayramı mesajları aşağıda sunulmaktadır

“Sevgili Vatandaşlarım,

Rahmet, merhamet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in sonuna gelerek; hamdolsun, millet olarak sevgiyle, muhabbetle kucaklaşacağımız bir bayrama daha kavuştuk.

Ramazan Bayramınızı kutluyor; bu mübarek günlerin, tüm İslam alemiyle birlikte bizlerin de birliğine, beraberliğine, kardeşliğine vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan diliyorum.

Maalesef dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar, bu bayrama da boynu bükük, yüreği yaralı, gözleri yaşlı şekilde giriyor.

Irak, Suriye, Filistin, Yemen, Mısır, Libya ve Somali başta olmak üzere, tüm İslam coğrafyasında kardeşlerimizin içinde bulunduğu durum, bizleri de derinden etkiliyor, sevincimizi gölgeliyor.

İnşallah, bu mübarek günler, kardeşlerimizin kurtuluşuna; tüm insanlığın huzur ve güven içinde geleceğe umutla bakabilmesine vesile olur.

Biz, ülke ve millet olarak, ilgili kamu kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, her zaman olduğu gibi, Ramazan ayı boyunca da dünyanın dört bir yanında kardeşlerimizle dayanışma içinde olmaya çalıştık.

Ulaşabildiğimiz tüm mağdurlara ve mazlumlara, hiçbir ayrım yapmaksızın, yardım eli uzatmanın çabası içinde olduk.

Bundan sonra da aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz.

Bu hizmetlerin ifasında görev alan herkese şükranlarımı sunuyorum.

Sevgili Vatandaşlarım,

Ramazan Bayramını, dünyada ve bölgemizde çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde idrak ediyoruz.

Küresel ekonomik krizin etkileri, yeni boyutlar kazanarak ve genişleyerek devam ediyor.

Demokrasi, insan hakları, inançlara saygı gibi değerler, dünyanın pek çok yerinde adeta ayaklar altına alınıyor.

Bu değerlere sahip çıkması gereken uluslararası kurumlar ve ülkeler, sergiledikleri çifte standartlı tutumla, kendi varlıklarını sorgulanır hale getirdiler.

Filistin’de yıllardır süren zulme ve haksızlıklara, Irak’ta yüzbinlerce insanın, Suriye’de son 4 yılda 300 binin üzerinde masumun ölümüne seyirci kalan Batı, kendi çıkarlarını korumak uğruna tüm dünyaya telkin ettiği ilkelere sırtını dönüyor.

İşte böyle bir ortamda Türkiye, tarihinden, kültüründen, vicdanından aldığı güç ve sorumlulukla, hakkı, hakikati, insani değerleri savunma konusunda tutarlı bir çizgi izlemenin çabası içinde.

Bu duruşun elbette bize bir maliyeti var.

Ama tarihe ve ecdada karşı sorumluluğumuz, millet olarak bu fedakarlığı göze almamızı zorunlu kılıyor.

Milletimiz, tarihi boyunca, çok geniş coğrafyalarda hakimiyet tesis eden devletler kurmuştur.

Buna rağmen, Allah’a şükür bizim geçmişimizde sömürgecilik, ırkçılık, soykırım gibi insanlık suçları hiçbir zaman olmamıştır.

Tam tersine, geride medeniyetimizin nişanesi olan eserler bırakmışızdır.

Bugün de, zor zamanlarında kardeşlerimizin yanında yer alarak, tarihe insanlık adına iftihar vesilesi olacak, örnek gösterilecek bir iz bırakacağımıza inanıyorum.

Ramazan Bayramı, inşallah, millet olarak bu anlayış etrafında yekvücut olmamızı sağlayacaktır.

Bu vesileyle, bayramda sıla-i rahim ve tatil için yola çıkacak tüm vatandaşlarıma, bir konuyu da hassaten hatırlatmak istiyorum:

Bayram sevincini felakete dönüştürmemek için, trafik kurallarına azami düzeyde riayet etmeye lütfen özen gösterelim!

Sözlerime rahmetli Abdurrahim Karakoç’un bir dörtlüğüyle son vermek istiyorum:

“Âlem-i İslâm’a rahmet su gibi

Aksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

Evleriniz cennet kokusu gibi

Koksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.”

Bu çerçevede özellikle çocuklarımızın aileleriyle birlikte, bayramı bayram gibi geçirmelerini diliyorum.

Bir kez daha ülkemizde ve yurt dışında bulunan vatandaşlarımızın; tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını kutluyor; bayram bereketinin kalplerimizi coşturmasını, umutlarımızı yeşertmesini Allah’tan temenni ediyorum.

Kalın sağlıcakla.”