Meksika Cumhurbaşkanı Enrique Pena Nieto ile Ortak Basın Toplantısında Yaptıkları Açıklama

12.02.2015

Hanımefendiler, Beyefendiler;

Sizlerle gerçekten böyle tarih kokan 500 yıllık bir geçmişe sahip bir muhteşem Başkanlık Sarayında biraraya gelmekten, burada böyle bir basın toplantısını gerçekleştirmekten duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Değerli dostum Nieto ile önce ikili dar kapsamlı görüşmemizi yaptık, daha sonra heyetler arası görüşmemizi yaptık ve bu görüşmeler esnasında da Türkiye Meksika ilişkilerini en geniş manada ele alma fırsatını bulduk. Gerek ekonomik ilişkilerimiz, gerek siyasi ilişkilerimiz, gerek savunma sanayine yönelik ilişkilerimiz, gerekse G-20’ye yönelik ilişkilerimiz ki benim bu gelişim Meksika’ya üçüncü gelişimdir. İki gelişim Başbakan sıfatıyla idi. Bir tanesi 2009’da gerçekleşti, daha sonra G-20 Zirvesine katılmıştım yine Meksika’da, şimdi üçüncü ziyaretimi Cumhurbaşkanı sıfatıyla ve bir de G-20 Dönem Başkanı sıfatıyla G-20 ülkesi Meksika’ya ilk ziyaretimi gerçekleştiriyorum.

Ve geldiğimiz andan itibaren gerek şahsıma, gerek heyetimize değerli dostumun gösterdiği ilgi, alakaya, misafirperverliğe özellikle teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi Sayın Pena Nieto’nun 2013 yılında bir Türkiye ziyareti oldu. Bu ziyarette yine birarada olduk, kendileriyle Türkiye-Meksika ilişkilerini değerlendirme fırsatımız oldu. Bundan sonra dünyanın büyük ekonomileri arasında yer alan ve benzer yanlarımızın çok olduğu Türkiye-Meksika olarak neler yapabiliriz bunları detaylı olarak konuştuk.

Tabii Türkiye ile Meksika, Birleşmiş Milletler, G-20, OECD ve MIKTA gibi çok taraflı platformlarda sorumluluk üstlenen iki ülke. Sayın Nieto’nun 2013 yılındaki ziyaretinde Türkiye-Meksika 21. yüzyıl için stratejik işbirliği ve ortaklık çerçevesi belgesini imzalamıştık. Bu defa da gündemimizdeki temel konulara ilişkin hedefleri içeren bir ortak deklarasyon imzaladık.

Tabii bunun dışında üç anlaşmayı daha bugün gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bunlardan bir tanesi, Dışişleri Bakanlarının malum işbirliği bildirisi. TIKA ve AMEXCID olarak bu imzalar atıldı. 2015-2016 turizm alanında faaliyet programı, bunu kültür bakanlarımız yine imzaladı. Bunun yanında arkeoloji, antropoloji ve kültürel mirasın korunması ve aktarılması alanında işbirliklerini imzalamış bulunuyoruz. Tabii iki ülke arasında tesis edilen iki uluslu üst düzey komisyonun yapısı böylece belirlenmiş oldu.

Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacminin bana göre çok manidar bir yanı var. Göreve ilk geldiğimizde kendileriyle de bunu paylaştım, yani yaklaşık 12 yıl önce aramızdaki ticaret hacmi çok komikti, 1,2 milyon dolardı. Ama şimdi 100 kat artarak düşünebiliyor musunuz 1 milyar 256 milyon dolara ulaştı. Kendileriyle mutabakat yaptık, 2023’te hedefimizi 5 milyar dolar olarak Kolombiya’yla nasıl belirlediysek, Meksika’yla da bu şekilde belirlemiş olduk. Ve kendileri bana şunu da söyledi: 5 milyarı da aşabiliriz dedi. Bu tabii inanmak çok çok önemli. Eğer bu konuda inanıyorsanız, bu konuda kararlılığınız varsa bunu aşar, yola da o şekilde devam edersiniz. Ve Meksika, Latin Amerika’daki bizim en büyük aslında ticari ortağımız. Bu bakımdan da önem arz ediyor. Şimdi burada bütün bunları gerçekleştirebilmek için serbest ticaret anlaşması tabii önemli. Bu konuda arkadaşlarımız gerekli çalışmaları yürütecekler.

Bir diğer konu da; gözlemci üyesi olduğumuz, Meksika’nın da kurucuları arasında yer aldığı Pasifik İttifakı ülkelerinin her biriyle serbest ticaret anlaşması imzalamayı umut ediyoruz, bu da bizler için önem ifade ediyor. Tabii iki yıl sonra 2017 yılında ülkelerimiz arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 90. yıldönümü. Burada bir adım daha atmamız mümkün, o da 2017 veya 2018 yılını diyorum ki biz her iki ülke olarak kültür yılı olarak ilan edelim, hatta kültür-turizm yılı olarak ilan edebiliriz de. Ve vatandaşlarımızın rahat gidiş-gelişlerini sağlayalım. Hatta burada ben kendilerine şu konuda da bir ricada bulundum: Karşılıklı olarak vizeleri kaldıralım dedim. Vizeleri kaldırmak suretiyle Meksikalı dostlar Türkiye’ye rahatlıkla gelebilsin, Türkiye’den vatandaşlarım da Meksika’ya rahatlıkla gelebilsin.

Türk Hava Yolları konusunu yine aramızda görüştük, kendileri iyi niyetle yaklaştılar. Bu konuda da ne yapabilirsek bunu başaralım, bir an önce Türk Hava Yolları’nın da buraya, Havana, Meksiko City olarak, İstanbul’dan bu şekilde başlayıp böyle bir adımın atılması da olabilir, bunun da çalışmalarını yetkili arkadaşlarımız yürütecekler ve kendilerine de bu konuyla ilgili aynı zamanda yazılı metinleri de sunduk.

Tabii bizim bir resmi yardım ajansımız var, TİKA, ve 49 koordinasyon ofisi var dünyanın değişik ülkelerinde. Şimdi istiyoruz ki bu dayanışmamızı, bu sosyal yardım noktasındaki hareketliliğimizi bu şekilde geliştirebiliriz. Bu konuyla ilgili olarak da kendileri sağ olsunlar bu işe olumlu yaklaştılar ve burada da artık ilgili arkadaşlarımızın yoğun bir çalışmanın içerisine girmeleri gerekiyor.

Görüşmemizde ayrıca Sayın Nieoto’yu 24-25 Nisan’da Çanakkale Savaşları’nın 100. yıldönümü törenlerine davet ettim. Kendileri, yani ben katılamazsam bile en üst düzeyde yetkilileri, arkadaşlarımı vekaleten ben göndereceğim dediler ve bundan dolayı da ayrıca teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Tabii G-20 Antalya’da. Antalya aynı zamanda bizim tabii 2016’da biliyorsunuz orada bir Botanik Fuarı açıyoruz ve bu fuarla ilgili olarak da kendilerine yine aynı şekilde davetimi yaptım. Kalıcı olan bu fuarda biz özellikle Meksika’yı da görmek istiyoruz. Onların da orada bir standının veya bir bölgesinin olması bizleri hakikaten dünyadaki bütünleşme noktasında çok çok güçlü kılacaktır.

Sözlerimin sonunda bir konuyu burada ele almadan geçemeyeceğim. Şu anda tabii çok yakın olduğum için Amerika’ya, ondan dolayı bunu burada ifade etmek zorundayım. Bu da, Carolina’da olan üç tane Müslüman’ın öldürülmesi noktasında özellikle Başkan Obama’nın, Sayın Kerry’nin, Biden’ın şu ana kadar hiçbir açıklama yapmamış olması çok manidardır. Bu insanlar terörist değil, bu üç insan aileleri itibariyle Suriyeli bunlar, Suriyeli Müslüman ve babaları, anneleri hepsi seçkin, yetişmiş doktor insanlar ve bu gençler de diş hekimliğinde okuyan, aynı zamanda mimarlık tahsili gören gençler. Ve bunlar üç kardeş evlerinde öldürülüyor ve o ülkenin sorumlusu olan Başkan bunlarla ilgili bir açıklama yapmıyor. Ben Sayın Obama’ya sesleniyorum, neredesin Başkan diyorum. Dışişleri Bakanına, Biden’a sesleniyorum; neredesiniz diyorum. Biz siyasiler ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz, tavrımızı ortaya koymak zorundayız. Çünkü halk, size oylarını verirken benim can güvenliğimi, mal güvenliğimi sağlayacaksın diye veriyor. Eğer siz bu tür bir olay karşısında sessiz kalırsanız, dünya da size her zaman sessiz kalacaktır. Ve diyorum ki; unutmayın, dünya 5’ten büyüktür. Er veya geç halklar, belki bugün bizlere bu nasip olmayabilir, ama bizden sonra gelenler bunu gerçekleştirecektir.

Ben bu duygularla ölenlere rahmet diliyorum, ama öldüreni de huzurlarınızda lanetliyorum.

Teşekkür ediyorum.