Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile Düzenledikleri Ortak Basın Toplantısında Yaptıkları Açıklama

15.01.2015

Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile Düzenledikleri Ortak Basın Toplantısında Yaptıkları Açıklama

Sayın Cumhurbaşkanı, Değerli Kardeşim,

Öncelikle 4’üncü Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konsey Toplantısı’nı tamamlamış olmanın mutluluğu içindeyiz. Bu toplantıda, gerek ikili, gerekse heyetler arası görüşmelerde bakanlarımızın kendi ikili çalışmalarını ve ondan sonra da müşterek yaptığımız toplantıyla, Azerbaycan Türkiye ilişkilerinde dünden bugüne nereye geldik, bunları değerlendirdik.

Bölge sorunlarını ele aldık. Bundan sonra atacağımız adımları aramızda konuştuk. 2013 Kasım ayında resmi ziyaret, 2014 Haziran ayında ise Bodrum’da düzenlenen Türk Konseyi Zirvesi vesilesiyle zat-ı devletlerini ağırlamıştık. Cumhurbaşkanı seçilir seçilmez yurt dışına ilk ziyaretlerimden birini bildiğiniz gibi Azerbaycan’a yapmıştım ve bugün de Sayın Aliyev, Değerli Kardeşim, beraberindeki heyetle 2015 yılının ilk resmi ziyaretini Türkiye ye yapmış olmakla gerçekten bizi memnun ettiler. Bir kez de sizlerin huzurunda değerli kardeşim ve heyetine ülkemize hoş geldiniz diyorum.

Tabii Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin kardeş Azerbaycan ile aramızdaki tüm ilişkileri; gerek askeri, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek ticari kültürel, eğitim alanlarından çok daha ileri seviyelere taşıyacağından hiç şüphemiz yok. Bu mekanizmanın başarıyla işlemesi atacağımız adımların çok daha güçlü olacağının sinyallerini veriyor.

Siyasi noktada Türkiye ve Azerbaycan arasında zaten herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Askeri alanda işbirliklerimiz artarak devam ediyor. Ekonomik ve ticari ilişkiler noktasında, ticaret hacmi bu yıl 5 milyar dolara kadar ulaştı böyle bir sinyali yakaladık. Ama tabi asıl hedefimiz 2023 yılında bu hedefi 15 milyar dolar olarak gerçekleştirmek. İnanıyorum ki bu azim, kararlılık bu siyasi irade, her iki ülkede de mevcuttur bunu başarmak bu kadroların elinde inşallah bunu da başaracağız.

Son derece kapsamlı ve samimi bir görüş alışverişinde bulunduk ve ikili ilişkilerimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren konuları, bölgesel ve uluslararası görüşmeler çerçevesinde ele aldık.

Yukarı Karabağ sorununun çözümü müzakerelerinde gelinin aşama hakkındaki son bilgileri de yine kendilerinden dinledik. Ama görünen o ki maalesef Minsk Üçlüsü burada hala kararlı bir adım atmamak suretiyle bu süreç bir oyalama taktiğiyle geçiştiriliyor. Burada verilmiş olan uluslararası kararlar olmasına rağmen bu sürecin hala böyle oyalama taktikleriyle sürdürülmesi üzücüdür.

Dolayısıyla şu hususu burada tekrar hatırlatayım: Yukarı Karabağ sorununun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü içinde barışçıl yollardan çözülmesi konusunda Azerbaycan’a desteğimiz bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir. Son derece hassas olduğumuz, her fırsatta da dile getirdiğimiz bu konuda Türkiye olarak bizim tavrımız nettir. Görüşmemizde bunları da yine ayrıca ele aldık ve bundan geri adım atmamız da asla mümkün değildir.

Bütün bunların yanında özellikle stratejik işbirliğinde artık savunma çok önem arz ediyor. Bunun yanında enerji iki ülke arasında çok büyük bir öneme haiz, ki biliyorsunuz artık bir dünya projesi haline gelen TANAP’ın adımları atıldı. Burada gerek boru üretimi, temininde gerekse müteahhitlik hizmetlerinde Türk firmaları ağırlıklı olarak bir konum teşkil ediyorlar.

TANAP projesinin hayata geçmesiyle birlikte tabi Azerbaycan’ın konumundan tutunuz, Türkiye’nin konumu ve buradaki stratejik önem çok daha fazlasıyla artacaktır. Bununla ilgili adımlar atıldı. 2015, bu noktada büyük önem arz ediyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan, biliyorsunuz demiryolu da inşallah bu yılsonu itibariyle açılışa hazır hale gelecektir ve bunun açılışını da inşallah hep birlikte Allah ömür verirse gerçekleştirmiş olacağız.

Tabii bu aynı zamanda Pekin İstanbul hattının açılması anlamındadır. Marmaray’ın buradaki bitişiyle birlikte bu hat adeta işler hale şu anda gelmiştir. Pekin-İstanbul buradan Bakü’ye kadar uzanacak demektir. Böyle bir yatırımdır bunlar. Onun için bu yatırımların hakikaten büyük önemi vardır. Bundan dolayı da bizler gerçekten gururla bu süreci inşallah işletmeye devam edeceğiz.

Bütün bunların yanında, özellikle daha önce tamamlanmış olan Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hatları da biliyorsunuz bizim için bu stratejik önemini koruyor.

Bir başka bu konuyla ilgili olarak atılması gereken önemli adım da, Batı Avrupa’dan çıkan bir tren, dediğimiz gibi inşallah bu raylı sistemle Hazar kıyılarına ve oradan da ta Aktau ve Türkmenbaşı limanları vasıtasıyla Pekin’e ulaşacak. Bunu da burada ayrıca ifade etmek istiyorum.

Bu yıl Türkiye G20’nin ev sahibi. G20’nin ev sahipliğinde bizler de hakkımız olan bir yetkiyi bu noktada Azerbaycan için kullandık ve G20’de bu yıl Azerbaycan da bizim davetlimiz olarak yerini alacak. G20’ye kadar şu anda ön hazırlık çalışmalarından tutunuz, G20 müzakerelerinde Azerbaycan bizimle birlikte olacak.

Tabii bu yılın bir diğer önemli adımı da 24 Nisan biliyorsunuz Çanakkale Savaşlarının 100. Yıldönümü. 20 Nisan’da da dünyada birçok devlet başkanlarına, hükümet başkanlarına davet çıkardık. Ama tabi hassasiyetimiz, özellikle İlham Aliyev Kardeşimle beraber inşallah, 24 Nisan’da Çanakkale’de beraber olacağız.

Tekrar zat-ı devletlerinin şahsında heyet üyelerine ülkemize hoş geldiniz diyorum. Bu toplantının her iki ülke hakkında hayırlara vesile olmasını Allah'tan temenni ediyorum.