Cumhurbaşkanlığı Forsu

03.09.2008
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült
16 Büyük Türk İmparatorluğu
Büyük Hun İmparatorluğu (M.Ö. 204-M.S. 216)Büyük Hun İmparatorluğu (M.Ö. 204-M.S. 216)
Batı Hun İmparatorluğu (M.S. 48-216)Batı Hun İmparatorluğu (M.S. 48-216)
Avrupa Hun İmparatorluğu (M.S. 375-469)Avrupa Hun İmparatorluğu (M.S. 375-469)
Ak Hun İmparatorluğu (M.S. 420-552)Ak Hun İmparatorluğu (M.S. 420-552)
Göktürk İmparatorluğu (M.S. 552-745)Göktürk İmparatorluğu (M.S. 552-745)
Avar İmparatorluğu (M.S. 565-835)Avar İmparatorluğu (M.S. 565-835)
Hazar İmparatorluğu (M.S. 651-983)Hazar İmparatorluğu (M.S. 651-983)
Uygur Devleti (M.S. 745-1368)Uygur Devleti (M.S. 745-1368)
Karahanlılar (M.S. 940-1040)Karahanlılar (M.S. 940-1040)
Gazneliler (M.S. 962-1183)Gazneliler (M.S. 962-1183)
Büyük Selçuklu İmparatorluğu M.S. 1040-1157Büyük Selçuklu İmparatorluğu M.S. 1040-1157
Harzemşahlar (M.S. 1097-1231)Harzemşahlar (M.S. 1097-1231)
Altınordu Devleti (M.S. 1236-1502)Altınordu Devleti (M.S. 1236-1502)
Büyük Timur İmparatorluğu (M.S. 1368-1501)Büyük Timur İmparatorluğu (M.S. 1368-1501)
Babür İmparatorluğu (M.S. 1526-1858)Babür İmparatorluğu (M.S. 1526-1858)
Osmanlı İmparatorluğu (M.S. 1299-1922)Osmanlı İmparatorluğu (M.S. 1299-1922)


Tarihçesi
Osmanlı İmparatorluğu

Cumhurbaşkanlığı Forsu pek çok anlam, motif ve değeri bünyesinde barındırmakta; yüzlerce yılın birikimini, tarihteki Türk topluluklarını, dolayısıyla Türk birliğini ve Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil etmektedir.

Forsun boyutları 30x30 cm’dir. Türk Bayrağı üzerine “Cumhurbaşkanlığı Arması” işlenmiştir. Ay yıldız olmaksızın ya da Türk Bayrağı üzerine işlenmeksizin yalnızca güneş ve çevresindeki 16 yıldızdan oluşan bölüme Cumhurbaşkanlığı Arması denilmektedir. Armanın ortasında güneş, bunun çevresinde ise 16 yıldız bulunmaktadır. Güneş sonsuzluğu ve dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni, 16 yıldız ise tarihteki bağımsız 16 büyük Türk Devletini simgelemektedir.

Bunlardan, Osmanlı İmparatorluğu’nun 20 milyon kilometrekare, Büyük Hun ve Göktürk İmparatorluklarının 18 milyon kilometrekare, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun ise 10 milyon kilometrekare yüzölçümüne ulaştığı çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir.

Piri Reis Haritası dâhil haritalarda yer alan pusulalarda 16 ayrı yönü gösteren uçlar bulunur. Türklerin bu simgelere verdikleri değer Türk Mitolojisi’ndeki örneklerden de anlaşılmaktadır. Oğuz Destanı’nda yaratılış ve kökeni ile ilgili olarak “Oğuz Han’ın ışıkla gelen altun kazılık kız ile evliliğinden Gün, Ay ve Yıldız isimli oğulları doğmuştur” denilmektedir.

İlk Türk toplulukları zamanındaki inanca göre dünya kozmik suların ortasında dört yöne çevrilmiş, dört ya da sekiz köşeli bir yüzey olarak düşünülüyordu. Gök yerin üzerinde duran kubbe idi ve 28 dilime ayrılıyordu. Her dilimde bir yıldız grubu vardı. Gök kubbenin tepesindeki kutup yıldızı Gök Tanrı’nın makamıydı. Bunun tam altında yerin merkezindeki dağda imparatorun köşkü ve sarayı vardı. Bu sarayın doğusunda ve batısındaki dağlar ise güneş ve ayın makamıydı. Güneş ve ayın ortasında duran kimse parlaklığın en üst aşamasında olup, Kün-ay sembolüne sahipti. Dolayısıyla hükümdarlık rumuzuydu. Güneş ve ay rumuzları hükümdarların elbiselerine ve mezarlarına da resmedilirdi.

Hunlar ve Göktürkler döneminde güneş genellikle alplik ve hükümdarlık rumuzu olarak görülmüştür ve aydan daha önemlidir. Uygurlara gelindiğinde ise, Ön Asya kökenli dinlerin de etkisiyle ayın daha fazla önem kazandığı görülmektedir. Uygurlar Mani ve Buda dinlerini benimsedikten sonra Gök Tengri’ye “Ay Tengri” demeye başlamışlardır. “...Ay Tanrı’da kut bulmuş ...” sözünden de anlaşılacağı üzere Uygur hükümdarları Ay Tanrı’nın kut vermesiyle hükümdar olduklarına inanıyorlardı.

Gazneliler, Karahanlılar, Selçuklular, Harzemşahlar, Anadolu Selçukluları ve sonra kurulan kimi küçük devletlerin meskûkâtında da hilal ve yıldız sembolü görülmektedir. Örneğin, Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey sikkelerinde hilal ve yıldızı kullanmıştır. Yine Anadolu Selçukluları sikkelerinde de hilal ve yıldıza çok sık rastlanır. Osmanlılar ise bu sembolleri bayrak (sancak) ve forslarında kullanmışlardır.

Topkapı Sarayı Müzesi silah salonunda 10165 numarada kayıtlı, 400x245 cm boyutlarındaki sancağın ortasında bir zülfikar işlenmiştir. Zülfikarın ortasında 8 münhani (eğri) daire, zülfikarın kabzesi altında iki tarafa kıvrılmış yılan başları vardır. Uçkurluğa yakın olan yerde hilal ortasında 16 şualı (ışınlı) bir yıldız ve güneş rumuzu vardır.

Yine Topkapı Sarayı’nda 824 numarada kayıtlı 400x250 cm. boyutlarında ve alemindeki yazıdan Yavuz Sultan Selim’e ilişkin olduğu anlaşılan sancakta da benzer motifler yer almaktadır. Sancağın tam ortasına bir zülfikar ve zülfikarın ortasına Allah ve etrafına sekiz tane Ya Burhan ifadesi girift (girişik) olarak yazılmıştır. Zülfikarın kabzesi altında iki tarafa kıvrılmış yılan başları ve kabzesi üzerinde hilal ve yıldız vardır. Sancağın uçkurluk kısmının sağ ve sol taraflarında büyük kıt’ada üçer hilal, hilallerin ortasında 16 şualı yıldız vardır. Bunlardan başka daha küçük kıt’ada 16 daire ve içinde 16 şualı güneş ve yıldız motifine yer verilmiştir.

Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı gibi güneş, yıldız ve ay çok eski dönemlerden beri Türkler tarafından kutsal sayılmış; devlet-ulus tümlüğünü, bağımsızlık düşüncesini, ulusun ve devletin egemenliğini temsil eden bayraklarda simge olarak kullanılmıştır.

1922 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti tarafından saltanatla birlikte, saltanata özgü bayrak da kaldırılmıştır. Abdülmecid’in bir buçuk yıl süren halifeliği sırasında yeşil zemin, ortasında kırmızı bir daire ve bu dairenin çevresinde beyaz ışınların bulunduğu bir fors yapılmıştır. Bu fors da, 3 Mart 1924’te hilafet ile birlikte kaldırılmış; ancak, imparatorluk dönemindeki bayrak korunmuştur.

1922 tarihli bir fotoğrafta, İzmir’e giderken Atatürk’ün otomobiline bugünkü Cumhurbaşkanlığı Forsu’na benzer bir flamanın takıldığı görülmektedir. Ancak bu fotoğrafın dışında, Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun bugünkü biçimiyle ilk kez hangi dayanağa bağlı olarak ve hangi gerekçelerle kabul edildiği ve kullanılmaya başlanıldığına ilişkin resmî bir kayıt ve belge saptanamamıştır.



Hukukî Durum ve Simgesel Anlamı
Osmanlı İmparatorluğu

Cumhurbaşkanlığı Forsu’nu resmî anlamda düzenleyen ilk belge 22 Ekim 1925’te çıkarılan Sancak Talimatnamesi’dir. Bu talimatnamede Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun tanımı şöyle yapılmıştır:


a) Ay ve yıldızın şekilleri millî sancaktakilerin aynıdır.
b) Yalnız özel işaret olan güneş ve yıldızlar mat sarı yaldız ile imal edilir
c) Güneşin büyük ışık demetlerinin başları oval, küçük ışık demetlerinin başları ise üçgenvari (sivri)dir.
d) Küçük ve büyük ışık demetleri onar tanedir.
e) Forsun boyutları (70x70) kare şeklindedir.

29 Mayıs 1936’da, 2994 sayılı Türk Bayrağı Kanunu, 14 Eylül 1937’de de 2/7175 sayılı kararname ile Türk Bayrağı Nizamnamesi kabul edilmiştir. Bu nizamnamenin 36. maddesinin gönderme yaptığı Nizamname Eki’nde, Cumhurbaşkanlığı Forsu’ndaki güneş ışınlarının yine 10’ar tane (10’u oval, 10’u sivri) olduğu belirtilmiştir. Forsun boyutları ise 70/70’tir. Daha sonra çıkarılan Türk Bayrağı Nizamnamesi’ne Ek Nizamname ile forsun boyutları 30x30 cm. olarak belirlenmiştir. Bu kez, 18 Şubat 1978 tarihinde Türk Bayrağı Tüzüğünde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tüzüğün yürürlüğe konulmasıyla iki yeni değişiklik getirilmiştir.


a) Forsun ortasında yer alan güneş ışınları 8 uzun, 8 kısa ışın olarak düzenlenmiş olup, bir uzun, bir kısa biçiminde sıralanmaktadır.
b) Toplam 16 olarak belirlenen ışınların tamamının uçları sivri (üçgen biçiminde) olarak saptanmıştır.

Halen yürürlükte olan 25.01.1985 günlü, 85/9034 sayılı Türk Bayrağı Tüzüğü’nün 28. maddesi ile bu maddenin gönderme yaptığı ilgili örneğine göre bugünkü fors kullanılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Forsu’ndaki güneşin Türkiye Cumhuriyeti’ni, 16 yıldızın ise bağımsız Türk Devletlerini temsil ettiği görüşünü ilk kez, 1969 yılında, Harita Yüzbaşı Akib Özbek Türkiye Cumhurbaşkanlığı Forsu ve Taşıdığı Anlam isimli kitabında ortaya koymuştur. Bu görüş izleyen yıllarda kabul görmüştür. Bunun dışında, özellikle 16 yıldızla ilgili olarak başka görüşler de dile getirilmiştir. Bir görüşe göre, 16 yıldızdan 9’u eski (Orta Asya) Türklerin sancaklarında kullandığı 9 tuğu, 7 yıldız ise Anadolu Türklerinin sancaklarında kullandıkları 7 tuğu temsil etmektedir. Böylece, 9+7 toplamından 16’ya ulaşılmış olmaktadır.

 

Önceki sayfa

 

Yazdır Paylaş Yukarı