Emine Erdoğan İlim Ve Kültür Merkezi Açılış Töreni Konuşması

28.10.2016

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler;

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, bu anlamlı buluşmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Afyonkarahisar'ın güzel ilçesi Şuhut'ta bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şuhut halkına güler yüzlü ev sahipliği için şükranlarımı sunuyorum. Gerek yurtdışında, gerekse yurtiçinde çok sayıda ile ve ilçeye gidiyorum. Fakat Afyon'umuzun bu şirin ilçesine bir ilim yuvasının açılışı için gelmek, benim için ayrı bir değer taşıyor.

Şuhut, bir ilim diyarı olmaya aday görünüyor. İkincisi açılan ilim ve kültür merkezi, evlatlarımızın ilmin aydınlığında yetişmesine vesile olacak inşallah. Bu anlamlı yatırımı Şuhut'a kazandıran Kazım Özer ve Eyüp Akdağ Beyefendiler başta olmak üzere tüm hayırseverlerimizi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Hem Hak katında, hem de halk katında hayırları makbul olsun.

Bu merkeze adımın verilmesi benim için büyük bir onurdur. Buradan yetişecek gençler, bana hayatım boyunca bu onuru yaşatacaklar. Huzurlarınızda kendilerine şimdiden teşekkür ediyorum. Onların ışığı, benim ismimi de aydınlatacaktır. Allah bu çabaya bizleri layık kılsın!

Kıymetli Misafirler;

'İlim öğrenmek, kadın-erkek her Müslümana farzdır' buyuran bir Peygamber'in ümmetiyiz. Ne mutlu ki, bu çağrının muhatapları olarak genç kızlarımızı dünyevi ve uhrevi bir geleceğe hazırlıyoruz. İnanıyorum ki onlar, burada edindikleri bilgi ve tecrübe ile hem kendi hayatlarına, hem de toplumun dini hayatına önemli katkılar sağlayacaklar. Toplumu irşat etme noktasında sorumluluk alacaklar.

Kız çocuklarının eğitimi, son derece önemli bir konu. Geçtiğimiz yıllarda çeşitli kampanyalara öncülük ederek, kızlarımızın eğitimi için çalışmalar yaptık. Yapmaya da devam ediyoruz. Son 14 yılda, ülkemizde kız çocuklarının okullaşma oranı %91'den %99'lara çıktı. Himayemizde gerçekleşen 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası çerçevesinde 350 bin kız çocuğumuz okulla tanıştı. Keza, 'Ana-kız okuldayız' kampanyası ile vaktiyle eğitim alamamış nice kadınımız evlatlarıyla birlikte okullu oldu. Bunlar çok önemli kazanımlardır. Evlatlarımızın her alanda yetişmesi, ülkemizin, İslam ümmetinin ve insanlığın göz aydınlığıdır.

İnşallah buradan da, hafızlık ve dini eğitimini tamamlayan genç kızlarımız yetişecek. Onlar için en büyük örnek Hz. Aişe'dir. Peygamberimizin, 'dinin yarısı' dediği Aişe validemiz, Peygamber'in vefatından sonra 47 yıl müminlere rehberlik etmiştir. Toplumun öğretmeni olmuştur. Onun bu toplumsal konumu, iddia edildiğinin aksine, İslam'ın kadına verdiği değerin en çarpıcı örneğidir.

İnşallah bu merkezden de, tıpkı Hz. Aişe gibi, Hafsa gibi, Ümmü Seleme gibi Kur'an hafızları yetişecektir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın idaresi altında, ehliyetli hocalarla, hayat rehberimiz Kur'an, gençlerimizin yolunu aydınlatacaktır.

Kur'an, dokunduğu kalbe ve zihne değer katar. Onu ezberleyip zihninde ve kalbinde taşıyanların kıymeti ise, tarifsizdir. Allah gençlerimize, yüreklerindeki o en kıymetli emanete layık hayatlar nasip etsin. Lafzının hafızı oldukları Kur'an'ın, manasına da muhafız kılsın! Hafız, Allah'ın kelamına layık insan demektir. Bu bilinçle yetişecek gençler için geleceğimiz adına ümitleniyorum.

Değerli Şuhutlular;

Üzerinde yaşadığımız dünya, zor bir dönemden geçiyor. Ne yazık ki, insanlık okyanuslarda değil, hırsın, şiddetin ve öfkenin denizinde boğuluyor. Bugün dünyadan adeta kan damlıyor. Öyle ki, İslam dünyası savaş meydanı haline gelmiş durumda. Batı'nın şiddet üreten politikaları, dünyadaki dengeleri altüst ediyor. İslam, korku ile anılır halde. Din adına terör yapılıyor, insanlık katlediliyor. Böyle bir vasatta, doğru din eğitiminin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha görüyoruz.

Yıllardır ülkemizdeki samimi insanların dini duygularını sömürerek, kendi kirli amaçlarını zorla hakim kılmaya çalışan din tüccarlarının, 15 Temmuz'da ülkemizi nasıl bir felakete sürüklediklerini hepimiz gördük.

Doğru ve gerçek dini bilgiye, samimi bir inanca sahip insanlar, tankları masum insanların üzerine sürer miydi hiç? Amacı gerçekten insanlığa hizmet olan bir grup, insanlığı katleden böyle bir eyleme kalkışabilir miydi?

İşte tam da bu nedenle doğru dini bilgi ile donatılmış insanlara ihtiyacımız var. Harf harf, kelime kelime, Allah'ın kelamını, hayat rehberimizi, aklına ve gönlüne nakşetmek üzere burada bulunan bütün gençlerimize, 'umudumuz sizlersiniz' demek istiyorum. He rbirinizin gözlerinden öpüyorum. Sizleri böyle bir ideale teşvik eden ailelerinize takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Ne mutlu ki, evlatlarınız Kur'an'ın hizmetkârları, hafızları olacak.

Saygıdeğer Diyanet İşleri Başkanımızın buradaki varlığı ile taçlanan bu açılış, dünyevi ve uhrevi istikbalimiz adına bir müjdedir. Umuyorum ki gençlerimiz, bu güzel mekanı bir ilim yuvası olarak sonraki nesillere taşıyacak, Anadolu'nun kalbinde yüzakı bir kurum haline getireceklerdir.

Anadolu'nun adeta işgal edilmek istendiği bir zamandan geçiyoruz. İçeride ve dışarıda ülkemizi bölüp parçalamak isteyen düşmanlar bizim gafletimizi bekliyor. Fakat gaflet bizlere yakışmaz. Tıpkı 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi, milletimizin hainlere fırsat vermeyeceğine artık inancımız tamdır. Üzerimizdeki kara bulutlar dağılacak, milletimiz bu sıkıntılardan yüzünün akıyla çıkacaktır inşallah. Yatırımımızı gençliğe yapıyor, yüzümüzü Kur'an'ın aydınlığına çeviriyoruz.

Unutmayalım, Türkiye güçlüyse, İslam dünyası da güçlüdür. Dünyanın gözlerini kapadığı bütün insani krizler karşısında Türkiye tavır alıyor. Milletimiz cömertçe kapılarını mültecilere açıyor. Mağdur ve mazlumların duaları hürmetine, bu millet inşallah huzur ve selamete kavuşacak. Geleceğin dünyasında önemli roller oynayacaktır. Allah milletimize ve devletimize zeval vermesin!

Bu vesileyle, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu Beyefendi'ye de hassasten şükranlarımı sunuyorum. Ülkemizi mamur ederken, zihinleri ve kalpleri de mamur ederek, genç fidanlarımızı ilim toprağında tutunmaya teşvik ettiniz. Böyle bir yatırıma öncü oldunuz. Allah sizlerden razı olsun. Şuhut Belediyemizin gayretleri ile evlatlarımız, kütüphanesi, spor merkezi ve teknik imkanları ile, Akif'in deyimi ile Kur'an'dan aldıkları ilhamla, asrın idrakine söyletecekler İslam'ı inşallah.

Kıymetli Hanımefendiler, Beyefendiler;

Şuhut artık benim ikinci evimdir, memleketimdir. Kadirşinaslığınız, samimi gayretleriniz için tekrar hepinize çok teşekkür ediyorum. Her daim dualarınızı bekliyor, her birinize kalbi muhabbetlerimi sunuyorum. Burada okunacak Kur'an-ı Kerimler, hepimizin ruhlarına şifa olsun. Ülkemizin sıkıntılarını def etsin. Aklı ve kalbi elinde, iradesi sağlam nesiller yetiştirmeye vesile olsun. Sizleri Allah'a emanet ediyor, saygıyla selamlıyorum.