Vali Eşleri Toplantısı Konuşması

20.10.2016

Değerli Hanımefendiler,

Kıymetli Kardeşlerim;

Hepinizi muhabbetle selamlıyor, ülkemizin dört bir yanından gelerek, bu anlamlı buluşmaya katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz! Safalar getirdiniz!

2012 yılından bu yana 'Gönül Elçileri Projesi kapsamında buluşuyoruz. Valilerimiz değiştikçe, bu toplantının müdavimleri de değişebiliyor. Ama çok şükür ki, ülkemizin mayasına serpilmiş gönüllülük ruhu hiç değişmiyor. Yurtdışına gittiğimde de, bu projeden sıklıkla bahsediyorum. Bildiğiniz üzere, ‘gönül’ kelimesinin başka dillerde karşılığı yok. İnşallah böyle projeler vesilesiyle, bu kavramı başka coğrafyalara da taşıyacağız.

Gönül, içinde insanî, dinî, kültürel nice hasleti barındıran bir kavram. Hiç karşılık beklemeden başkası için birşey yapmak, ruhları yücelmiş insanların özelliğidir. Sizler de bu gönül seferberliğinin parçası olarak buradasınız. İnşallah seferberliğimiz hayırlara vesile olur.

Değerli Kardeşlerim;

Bir toplumun kalkınması sadece siyasetin ve ekonominin alanı değildir. Sivil alanda ne kadar ortak adım atar, ne kadar birlik ruhu oluşturabilirsek, o kadar hızlı kalkınırız. Üstelik böyle kalkınmalar, maddi kalkınmalardan daha sağlam temellere dayanır.

Herbiriniz, ülkemizin farklı köşelerinde yaşıyorsunuz. Yurdumuzun her köşesi ayrı özelliklere sahip. Aynı zamanda her bölgenin farklı sorunları var. Sizler de, bulunduğunuz ilin sosyo-kültürel şartlarını en iyi bilenlerdensiniz. Mesela bazı illerimiz terörden daha fazla etkilenirken, bazıları daha çok sayıda mülteci misafir ediyor.

Gönül Elçileri Projesi kapsamında, şehir sakinlerimizin temel sorunlarına odaklanmalı, sorunlara hep birlikte çözümler üretmeliyiz. Bu bizim en başta insanî sorumluluğumuzdur. Biliyorsunuz, bu projeye, çocukların, kadınların, yaşlıların, engellilerin ihtiyaçlarına göz-kulak olmak üzere başladık. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız başta olmak üzere, devletimizin ilgili kurumları, elbette onlara gerekli hizmetleri sunuyorlar. Ama bizlerin, insanî duyarlılıkla, kadın şefkatiyle uzatacağı sıcak el, ayrıca kıymetlidir.

Ülkemiz zor zamanlardan geçiyor. 15 Temmuz gibi sancılı bir süreç yaşadık. Şehitler verdik. Gazilerimiz yaralarını yeni yeni sarıyorlar. Acımız hala taze.

Şahıslarımıza yapılan kötülükleri affedebiliriz ama milletimize yapılanı asla affedemeyiz. Devletimizi ve milletimizi hedef alan tüm terör odaklarına karşı milletçe mücadele ederken, bir yandan da, insan merkezli milli kalkınmamızı sürdürmeliyiz. Bir milletin asıl gücü, sahip olduğu maddi imkanlarla değil, insani donanımı ile ölçülür.

Bu anlamda, insanımıza yatırım yapmalıyız. Onun ihtiyaçlarını gidermeliyiz. Mesela bulunduğunuz şehirde okul çağında olduğu halde okula gidemeyen çocuk var mı? Bizlere, bunun derdinde olmak yakışır. Çünkü okula gidememek, başka sosyal sorunlara da yol açıyor. Bir çocuğun okula gidememesinin altında yatan sebebi teşhis edip, onu çözmek, toplumsal sorumluluğumuzdur.

Milletimizin her konuda yanında olmak noktasında bizlere vazifeler düşüyor. Vali eşleri olarak bulunduğunuz illerde şehit ailelerini yalnız bırakmayın, yüklerine omuz verin. Bu tür ilişkileri tesis etmenin yolu ise, muhabbetten geçer. Çünkü, gönül bir bina ise, harcı muhabbettir. Milletimizle aramızda bu muhabbet köprüsünü kurmalıyız. Bunun için ilk adımı atacak olan da bizler olmalıyız. Mevlana’nın dediği gibi, kalp kapısının tokmağı olmaz. O ancak içeriden açılır. Gönül Elçileri olarak, sizlerin gönül kapısı hep açık olmalı.

Biliyorsunuz, 15 Temmuz’da kadın şehitlerimiz de oldu. Hiç düşünmeden tankın karşısına çıkan kadınlar gördük. Kadınıyla erkeğiyle mücadele eden bu millete, biz de kadın-erkek hizmet etmek durumundayız. Ben bu vesileyle, tüm şehitlerimizi rahmetle anmak istiyorum. 15 Temmuz’da tankların karşısında cesurca duran kadınlarımızı buradan selamlıyorum.

Kıymetli Dostlarım;

Bugüne kadar Gönül Elçileri Projesi kapsamında güzel çalışmalar yaptık. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın koordinasyonu ile, 10 bine yakın çocuğumuz koruyucu aile hizmetinden yararlandı.

2002 yılında yalnızca 515 çocuğumuz 500 koruyucu ailenin yanındaydı. Oysa şimdi 4856 çocuğumuz 3994 koruyucu ailemizin yanında. Bundan sonra da, kimsesiz çocuklarımıza kucak açma noktasında, bulunduğumuz illerdeki yüce gönüllü aileleri teşvik edelim. Şu anda kimsesiz çocuklarımızın bir kısmı, devletimizin sevgi evlerinde barınıyor. Eminim onlara oralarda çok iyi bakılıyor ama gönül ister ki, hepsi bir ailenin yanında yetişsin. Aile olmanın sıcaklığını her açıdan hissetsin. Bakanımız da buradayken, bu proje kapsamında bir hedef koyalım. Koruyucu ailelerimizin sayısını daha da artıralım.

Bildiğiniz üzere, Gönül Elçileri Projesi tek boyutlu bir proje değildir. Yeni nesillerimizin geleceği için, onların yaşadığı çevreyi mamur etme noktasında da, gayretler sarfediyoruz. Orman Bakanlığımızla birlikte Bereket Ormanları hareketini başlattık.

Sizlerin katkısıyla şimdiye kadar, 560 hektarlık alana, 371 bin fidan diktik. Bu proje kapsamında illerimiz arasında tatlı bir rekabet olduğunu da görüyorum. Kırklareli ve Hatay illerimiz 50’şer bin fidan dikerek bu yeşil bayrağı önde taşıyorlar. Bu iki ilimizi kutluyorum. İnşallah bu yıl 21 Mart Dünya Ormancılık Haftası’nda bu sayıyı bir milyona ulaştıralım. Sizlerden, illerinizdeki Bereket Ormanları’na sahip çıkmanızı, daha da büyütmenizi bekliyorum. 15-20 yıl sonra gölgesinde ferahlayabileceğimiz yeşil alanlarımız çoğalsın.

Değerli Hanımefendiler;

Gönül Elçileri Projesi, koruyucu aile hizmetlerinin teşviki ve özendirilmesi yanında kadınlar için mesleki eğitim, kaliteli yaşlanma, kuşaklararası uyum, engelli hizmetlerine erişim gibi konuları da kapsıyor. Bu alanlarda bulunduğumuz şehrin imkanlarını iyi kullanarak, onları sorunlara seferber edelim. Sivil toplum kuruluşlarını teşvik ederek, yerel insanî kalkınmaya katkı sunalım.

Bizim milletimiz müteşebbis bir millettir. Nerede hareket, orada bereket düşüncesindedir. Sosyal faaliyetleri sever. Bu potansiyeli, hayırlı işlere kanalize etmek de sizlerin, bizlerin vesilesiyle olacak. Bugünden itibaren Gönül Elçileri Projemize hız katalım. Bakanlığımızla sıkı bir işbirliği yaparak Gönül Elçilerimizin sayısını ve etkinliğini artıralım. ‘En Gönüllü Şehir’ olmak için yarışalım inşallah.

Yapacak çok işimiz, alacak çok mesafemiz var. İnşallah gönüllerimizi ortaya koyduktan sonra bu ülkeyi huzur ve selamete çıkaracak, güzel bir gelecek inşa edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinize tekrar çok teşekkür ediyorum. Şehirlerinize bizlerden selam götürün. Nice hayırlı çalışmalar vesilesiyle tekrar buluşmayı temenni ediyorum. Sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum.