Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı - Gönül Dağı Projesi Konuşması

17.05.2016

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Kıymetli Katılımcılar,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Gönül Dağı Projesi vesilesiyle biraya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımıza, böylesine önemli bir sosyal sorumluluk kampanyası düzenlediği için teşekkür ediyorum. Projeye destek veren tüm mobil operatörlere, duyarlılıkları nedeniyle takdirlerimi sunuyorum.

Ulaştırma Bakanlığımız, 2009 yılında ‘Ulaşımda, İletişimde, Hayatın İçerisinde Ben de Varım’ adıyla bir kampanya düzenlemişti. Kampanya, engelli gençlerimizin istihdamına yönelikti. Evlerde kurulan mobil sistemler sayesinde, 500 gencimiz çağrı merkezlerinde istihdam edildi. 2012 yılında programlarına bizzat katılarak destek verdiğim bu proje, çok güzel meyveler verdi.

Şimdi bugün burada Gönül Dağı Projesi çerçevesinde, gençlerimize yeni bir istihdam alanı daha açıyoruz. Bu sefer Sevgi Evlerimizde yetişen gençler, bir meslek sahibi oluncaya kadar, Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone’un kurduğu çağrı merkezlerinde, ilk iş tecrübelerini yaşayacaklar. Aile geçimlerine katkı sağlayacak, sosyal ilişkilerini güçlendirecekler. İlk etapta 15 şehirde gerçekleştirilecek bu projenin, tüm yurt sathına yayılarak genişleyeceğine inanıyorum.

Bu sosyal sorumluluk projelerinin, 2009 yılından bu yana kararlı, istikrarlı bir şekilde sürüyor olması son derece önemlidir. Biliyorsunuz taşı delen, suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir. Ulaştırma Bakanlığımızı ve Projenin tüm paydaşlarını bu vesileyle tekrar kutluyorum.

Değerli Misafirler,

Hepinizin bildiği üzere, korunmaya muhtaç çocuklarımız artık koğuş usulü yetiştirme yurtlarında değil, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımıza bağlı Sevgi Evlerinde kalıyorlar. Aile ortamına benzer yapılarda, devletimizin himayesinde yaşamlarını sürdürüyorlar. Buralarda daha samimi ve sıcak bir ortamda yaşıyor, güven duygusu kazanıyorlar. 18 yaşından itibaren de, bu tür projeler sayesinde, devlet kurumlarımızın ve sivil inisiyatiflerin desteği ile hayata atılıyorlar.

Aslında devletimizin temel hedefi, tüm çocukların bir aile ortamında büyümesini sağlamak. Korunmaya muhtaç çocuklarımızı koruyucu ailelerin kanatları altında güvenceye almak. Bu mümkün olmuyorsa, Sevgi Evlerinde onları en güzel şekilde misafir edebilmek.

Kimsesi olmayan ya da korunmaya muhtaç çocuklarımıza, geçmişlerinden daha güzel bir gelecek hazırlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bunu da ancak gönül seferberliği ile yapabiliriz.

Kıymetli Kardeşlerim,

Biliyorsunuz, gönül kelimesinin başka dillerde karşılığı yok. Ne kalp, ne yürek, gönül sözcüğünün ifade ettiği anlamı karşılayabilir. Gönül, Türkçemizin en güzel kelimelerinden birisidir.

Hiç tanıyıp bilmediğimiz insanların sorunlarına dair duyarlılıklarımız, ancak gönül ocağında pişer. Yakınları uzak, uzakları yakın eyleyen şey gönül gözüdür.

Gönül öyle bir kaynaktır ki, Mevlana’nın dediği gibi; ‘Gönülden, sözsüz, işaretsiz, yazısız yüzbinlerce tercüman zuhur eder’. Gönülden yaptığımız her iş, attığımız her adım ummadığımız bereketler getirir.

Bu bağlamda, bir gönül seferberliği olan bu projenin adının, Gönül Dağı olması da çok anlamlıdır. Neşet Ertaş da Gönül Dağı türküsünde demiyor muydu;

‘Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez,

Gönülden gönüle gider yol, gizli gizli...’ diye.

Bizler de gönüllerimiz arasına örülen duvarları kaldırıp, o yolu açık tutabilirsek toplumca yükseleceğimize inanıyorum.

Gönül Dağı’nın zirvesine, ancak duyarlılıkla, empatiyle, fedakarlıkla çıkabiliriz. Geleceği, toplumun emaneti olan bu gençlerimizi sahiplenerek kurabiliriz.

Devlet kurumlarımız ile özel teşebbüslerin bu tür konularda işbirlikleri yapması son derece önemlidir. Engelleri ancak bu şekilde aşabiliriz. Gençlerimize yaptığımız her yatırım geleceği inşadır.

Ne kadar farkındalık oluşturabilirsek, sorumluluk duygusunu ne kadar yaygınlaştırabilirsek, sorunlarımızın çözümünde o kadar etkin, o kadar başarılı oluruz. Bunun için, hep birlikte sosyal faydası yüksek kampanyalara iştirak etmeli, destek olmalıyız.

Ben bu düşüncelerle, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın, bu anlamlı ve öncü projesinin diğer kurumlarımıza örnek olmasını diliyorum. Tüm mobil operatörlerimizin, değerli yönetim kurulu başkanlarına şükranlarımı sunuyorum.

Korunmaya muhtaç evlatlarımız, sizlerin açtığı imkanlarla hayat tecrübelerini artıracaklar. İş dünyasında varlık gösterecekler. Burada kazandıkları özgüven, devletlerine ve ülkelerine olan güveni de artıracak.

Bu vesileyle, tüm gençlerimizin ‘19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı tebrik ediyorum. İstiklal mücadelesine egemen olan ruh ve azimden ilhamla, gelecek hedefleri için çok çalışmalarını diliyorum.

İnanıyorum ki, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılına doğru ilerlerken, gençliğe yaptığımız her yatırım, 2023’te bizi daha güçlü bir ülke yapacaktır.

İnşallah Gönül Dağı Projesi de, bu yolda atılan sağlam bir adımdır. Gençlerimize yönelik bu tür kampanyalar, onlara verdiğimiz değerin ifadesidir.

Projenin, yarınlarımız ve tüm Türkiye için hayırlı olmasını diliyor, projeye emek veren herkesi kutluyorum.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.