İstanbul Ticaret Odası "Mobil Çözümlerin Adresi; Kadın" Projesi Konuşması

30.05.2016

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. ‘Mobil çözümlerin adresi; Kadın’ projesi vesilesiyle burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Başta İstanbul Ticaret Odası olmak üzere, bu projenin bütün paydaşlarını tebrik ediyorum.

İstanbul Kalkınma Ajansı, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği-İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu, İstanbul Teknopark ve KADEM işbirliğinin, diğer kurumlarımıza da örnek olmasını diliyorum. Kadınların ekonomik hayata katılması konusundaki duyarlılıkları nedeniyle, emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum.

Bizler inanıyoruz ki, kadın ve erkek bir bütünün parçalarıdır, birbirini tamamlar. Bu nedenle, hayatın her alanında bu bütünlüğü sağlamak gerekir. Kadın ve erkeğin, birbirinin yüküne omuz vermesi, hayata denge ve ahenk katar. Toplumsal huzura katkı sağlar. Kadınların iktisadi hayata katılması, kalkınmayı hızlandırır, dengeli bir ekonomik büyümeye imkan verir.

Kadınların ekonomik hayata entegrasyonunun en somut göstergesi ise, kadın istihdamındaki artıştır. Bu konuda, her ne kadar istediğimiz seviyede değilsek de, son yıllarda önemli ilerlemeler kaydettik.

Son 10 yılda, erkeklerde istihdam oranı %21 artarken, kadınlarda %52’lik bir artış sağlanmıştır. Bu elbette ekonomik ve sosyal açıdan kısmi bir denge getirmiştir.

Bu noktada, sadece kadın istihdamının değil, kadın girişimciliğinin de desteklenmesi gerektiğinin altını çizmek isterim. Zira, kadınların kendi işlerinin patronu olması, iş dünyasına farklı bir duyarlılık getirir.

Ülkemizde, 2003’te 114 bin olan kadın yönetici sayısı, 2016’da %82’lik artışla 208 bin rakamına ulaşmıştır. Fakat elbette bu yetmez. Kadın girişimciliğinin desteklenmesi, kadınların hassasiyetlerini ekonomik hayata taşır. Zira kadınların sorun çözme kapasitesi oldukça gelişmiştir. Gözlem yeteneklerini, güçlü sezgilerini iş hayatına artı değer olarak taşırlar.

Elbette bunun için toplumsal farkındalığa ihtiyacımız var. Girişimciliğin desteklenmesi, istihdam teşviklerinin artması gerekir. Toplumda kadın-erkek fırsat eşitliği bilincini yaygınlaştırmalıyız.

Öte yandan, kadınlarımızın iş ve özel hayatını uzlaştıracak politikaların hayata geçirilmesi gerekir. Zira, hepinizin bildiği gibi, kadınlar özellikle çocuk sahibi olma sürecinde bir takım kolaylaştırıcı politikalara ihtiyaç duyarlar.

Bu konuda devletimiz, yakın zamanda önemli bir düzenleme yaptı. Doğum izni sürelerini yeniden planladı. Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürenin, kıdemden sayılması için gerekli adımları attı. İnşallah bu düzenlemeler, kadınlarımızın iş ve özel hayatını dengeleyecek, hayatlarını kolaylaştıracaktır.

Kıymetli Katılımcılar,

Kadın işgücünün atıl kalması ekonomik olduğu kadar sosyal açıdan da kayıptır. Eğitimli, tecrübeli kadınlarımız, birikimlerini topluma kazandırdıkça kendilerini mutlu hissederler.

Fikirlerini ticarileştirmek, toplum menfaatine sunmak, onlara çok yönlü kazanımlar sağlar. İnanıyorum ki, proje kapsamında yer alan ‘dijital girişimcilik ödülleri’ de, bunu teşvik edecektir.

Bu süreçte girişimcilik eğitimi alan ve fikri, eyleme dönüştüren tüm kadınlarımızı tebrik ediyorum. Cesaretleri ve girişimci ruhları sayesinde ülkemize katma değer üretecekler. Bunun da ötesinde çağın teknolojik diline hakim olacaklar.

Hepinizin bildiği gibi, artık yepyeni bir dünyada yaşıyoruz. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor. Fakat onun da bir dili var. Bu dili öğrenmek, kadınlarımızı geleceğe taşıma noktasında köprü olacaktır. Yeni nesille olan iletişimlerini etkili hale getirecektir. Kabiliyetleri ve ilgi alanları doğrultusunda kadınlarımız kendilerini geliştirebilecekleri imkanları değerlendirmelidir.

Bu konuda tarihimiz de bize iham kaynağıdır. Nitekim, Osmanlı kadınlarının Baciyan-ı Rum gibi sosyal organizasyonlar altında ekonomik hayatı örgütlediğini hatırlayalım. Belli alanlarda, hem el sanatlarını yaşattıklarını, hem de üretim hayatına katkı sunduklarını biliyoruz. Vakıf kuracak kadar büyük maddi birikimleri yönettiklerini unutmayalım.

Kadın istihdamı ve kadın girişimciliği konusunda hassasiyet göstermemiz gereken en önemli şey, kadın emeğinin sömürülmemesidir. Ücret farklılığı, cam tavan engeli gibi hususların bertaraf edilmesi, hakkaniyetin de gereğidir. Toplumsal cinsiyet adaletini her açıdan tesis etmek durumundayız. Toplumlar, ancak adaletle yükselir.

Bu konuda biraz da erkeklerin hassasiyeti önemlidir. Fırsat eşitliği konusunda duyarlı olmak, kadınların önündeki engelleri kaldırmak ve beraber yükselmeyi hedeflemek gerekir.

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Çocuklarımıza yapacağımız en büyük yatırım, onlara girişimci bir ruh kazandırmaktır. Çünkü girişimcilik, potansiyelimizin zekatıdır. İnsan sadece yaptıklarının değil, henüz gerçekleştirmediklerinin de toplamıdır. Henüz ortaya çıkmamış nice kabiliyetimiz var. Bunları açığa çıkarmak, müteşebbis bir ruh gerektirir. O ruhu öldürmemek, daha çocuklukta atılacak bir adımdır.

Malumunuz, tüm çocuklar zengin bir merak duygusuyla doğar. Önemli olan o duyguyu besleyip büyütmek, faydalı işlere kanalize etmektir. İnsanlığın menfaatine sunabilmektir. Bu nedenle eğitim sistemimizi, girişimci ruhları korumak ve geliştirmek üzerine elden geçirmemiz gerekir.

Çocuklarımızın hayal gücünü beslemek, onları azimli, kararlı ve özgüvenli şahsiyetler olarak yetiştirmek, geleceğe olan borcumuzdur.

7’den 70’e yapacağımız çok yönlü seferberlik, bizi 2023’te çok daha güçlü bir ülke yapacaktır. Bu bağlamda, ‘Mobil çözümlerin adresi; kadın’ projesinin çok önemli bir girişim olduğunu tekrar etmek isterim. Girişimcilik kültürünün güzel bir örneği olan proje, kadınlarımızın başarı hanesine bir puan daha ekleyecektir.

Sözlerime burada son verirken, projenin tüm paydaşlarını tekrar kutluyorum. Hayırlar getirmesini diliyorum. Birikimine inanan ve güvenen tüm kadınlarımızın yolu açık olsun. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.