‘Türkiye-Afrika Tarihi İlişkilerinde Kadın’ Paneli Konuşması

10.03.2016

Sayın Başbakan Yardımcısı,

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler;

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlenen bu toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum. Türk Tarih Kurumu, Türkiye’de bulunan 32 Afrika Büyükelçisi, Sefireleri ve Gazi Üniversitesi Afrika Medeniyetleri Araştırma Merkezi işbirliği ile düzenlenen bu toplantıya emeği geçen herkesi kutluyorum.

Afrika ile olan bin yıllık köklü ilişkimiz her geçen gün tazelenmekte, halklarımız arasındaki kardeşlik ve dayanışma bağları güçlenmektedir. Geçtiğimiz hafta, Sayın Cumhurbaşkanımızla Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine’yi kapsayan bir Afrika ziyaretinde bulunduk.

Geçen yıl ise, Etiyopya, Cibuti ve Somali’yi ziyaret etmiştik. Daha öncesinde de çok defa Afrika seyahatlerimiz oldu. Her seferinde Afrika halkının misafirperverliği ve güler yüzüyle karşılandık. Aynı şekilde, sık sık Afrika’dan gelen dostlarımızı ülkemizde misafir ediyoruz. Böylelikle Afrika ile kurduğumuz gönül köprülerini sağlamlaştırıyoruz.

Hepinizin bildiği üzere, 2005 yılı, Afrika yılı ilan edilmişti. O zamandan bu yana, devlet yetkililerinin ziyaretleri sıklaştı, sosyal projelerin sayısı arttı. Büyükelçiliklerimizin sayısında ciddi oranda bir artış meydana geldi. Türk Hava Yollarımız, Afrika’da birçok noktaya uçuş başlattı.

Elbette tüm bu ilişkiler, sadece siyasi, ekonomik değil, kültürel ve sosyal ilişkilerdir. Ama en önemlisi insani ilişkilerdir. Afrika’ya her gidişimizde oradaki kardeşlerimize şunu söylüyoruz; biz sizin doğal kaynaklarınız için değil, kardeş olduğumuz için buradayız. Bu, 1000 yıllık dostluğun doğal bir sonucudur.

Afrika’ya, kalkınma destekli yatırımlar için, işadamlarımız sıklıkla gidip geliyor. Tika, Kızılay başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarımız canla başla çalışıyorlar. Yerel makamlarla eşgüdüm halinde faaliyetlerini sürdürüyorlar.

Bizler de, toplumun en korumasız grupları olan kadınlar, çocuklar, yetimler, engelliler ve hastalık mağdurlarının maddi ve manevi destekçisiyiz. Son gidişimde yetimhaneleri ziyaret ettim. O çocuklar, insanlığın ortak emanetidir, onların geleceği hepimizin sorumluluğundadır. Afrika ile coğrafi uzaklığımıza rağmen, kalplerimiz her zaman bir ve beraberdir.

20.yüzyıl Afrika için kayıp bir yüzyıl olmuştur. Sömürgecilik, yüzyıllardır birlikte yaşayan toplumları ayırmış, birbirleriyle yaşama tecrübesi olmayan toplulukları da birlikte yaşamaya mecbur etmiştir. Bugün Afrika’da eğitim, sağlık ve ekonomik alanda gördüğümüz sorunlar, sömürgeciliğin sonucudur.

Ama inanıyorum ki, 21. Yüzyıl, Afrika yüzyılı olacaktır. Kıta üzerinden sömürgeciliğin ruhunu kaldırmak, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Ama bu süreç aynı zamanda Afrikalı kardeşlerimizin gayretine de bağlıdır. İnanıyorum ki Afrika, kendi küllerinden yeniden doğacak, doğal kaynakları, genç nüfusu ile kendini yeniden inşa edecektir. Afrika’nın başarısı, insanlığın başarısı olacaktır.

Kıymetli kardeşlerim,

Her ne kadar Afrika, zorluklarla özdeşleşmiş gibi görünse de, Afrika’yı tek bir algıya hapsetmek, büyük haksızlıktır. Zira Afrika, kültürel zenginliği, güçlü gelenekleri ile yerkürenin en özel coğrafyalarından birisidir. Her gidişimde Afrika’nın zenginlikleri ile karşılaşıyorum. Etiyopya’dan Cibuti’ye, Nijerya’dan Fildişi Sahili’ne her bir ülkenin kendine has özellikleri, hayranlığımızı celbediyor. Afrika üzerine yapılacak yeni çalışmalar inanıyorum ki, tüm bunları insanlığın dikkatine sunmaya vesile olacaktır.

Bugün burada gerçekleştirilecek olan ‘Türkiye-Afrika tarihi ilişkilerinde kadın’ konulu panelin de, bu anlamda önemli bir amaca hizmet edeceğine inanıyorum. Mevcut ilişkilerimizi güçlendirecek, tarihi bağlarımızı derinleştirecek, kadınların geleceğini etkileyecek sonuçlar elde etmeyi umuyorum. Tarihçilerimize, araştırmacılarımıza verecekleri katkı için şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Bugün kadın sağlığı sorunu Afrika için önemli sorunların başında geliyor. Keza, eğitim Afrika’nın geleceğini kurtaracak yegâne çözüm aracıdır. Bu nedenle Türkiye’nin kalkınma yardımlarında temel hedef, Afrikalı kardeşlerimize mesleki eğitim kazandırmaktır. Onların birikimini Afrika lehine kazanca dönüştürmektir.

Bu çerçevede güzel bir haberi sizlerle paylaşmak isterim. 2015 Ocak ayında Cumhurbaşkanımıza refakaten Etiyopya, Cibuti ve Somali’ye yaptığım ziyaretten sonra, Dışişleri Bakanlığı koordinasyonuyla Afrika’ya yönelik sosyal içerikli bir proje başlattık.

Proje, Afrika’dan alınacak el sanatları ürünlerinin ülkemizde pazarlanması şeklindedir. Elde edilecek gelir, bu ürünleri yapan Afrikalı kadınlara ulaştırılacak, aile bütçesine katkı yanında çocukların eğitimi ve hastalıklarla mücadelede kullanılacaktır. İnşallah 25 Mayıs’ta açılışını yapmayı planladığımız proje, Ankara’ya bir ‘Afrika Pazarı’ yanında ‘Afrika Kültür Evi’ de armağan edecektir. Bu projeye hepinizin aktif katılımını bekliyoruz.

Kadınlar olarak dayanışma içinde olmak, kadın sorunlarının üstesinden gelebilmek için şarttır. Eğitimden sağlığa, istihdamdan temel hak ve hürriyetlerin kullanımına, dünyada kadınla ilgili nice sorun var. Biz Türkiye’de kadınların güçlenmesi adına önemli gelişmeler sağladık. Milletimizin güç birliği yapmasıyla, siyasetten akademiye, iş dünyasından bürokrasiye kadın varlığı alanında mücadeleler verdik.

Geçtiğimiz Kasım ayında da, Türkiye’de gerçekleştirilen G-20 Liderler Zirvesi kapsamında oluşturduğumuz Kadın-20 girişim grubu, önemli bir çalışma yaptı. 2025 yılına kadar kadın ve erkeğin işgücüne katılım farkını %25 oranında indirme küresel hedefini koydu. İnanıyorum ki, gelişmekte olan ülkelerin politikalarına da yansıyacak bu kararlar, tüm kadınları güçlendirecektir.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün bu tür hedefleri uygulamaya geçirmek adına, bir vesile olmasını diliyorum. Böyle bir buluşmaya vesile olduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı’na, bu programın ev sahipliğini yapan Türk Tarih Kurumu’nun Değerli Başkanı’na, tüm Afrika Büyükelçi ve Sefirelerine ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi muhabbetle selamlıyor, panelin verimli geçmesini diliyorum.