‘Kadın, Barış ve Güvenlik’ Konulu Toplantı Konuşması

23.02.2016

Somali Cumhurbaşkanı’nın Değerli Eşi,

Saygıdeğer Bakanlar,

Değerli Katılımcılar;

Somali Yüksek Düzeyli Ortaklar Forumu marjında düzenlenen, “Kadın, Barış ve Güvenlik” konulu toplantıda sizlerle olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Ülkemize hoş geldiniz!

Öncelikle, Somali’nin Türk halkının gönlünde çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulamak isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olduğu dönemde, 2011 yılında kalabalık bir heyetle, uluslararası toplumun dikkatini Somali’ye yönelten tarihi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Ben de, bu ziyarette kendilerine refakat etmiştim. Somali’nin içinde bulunduğu zor koşulları bizzat gözlemleme fırsatı buldum.

Somali’nin 2011 yılından bu yana çok büyük ilerleme kaydettiğini büyük bir memnuniyetle müşahede etmekteyim. Somali halkı, bugün umutla geleceğine sahip çıkmakta, kendi ayakları üzerinde doğrulmaya çalışmaktadır.

Bu süreçte, sivil toplum kuruluşlarımızın da katkılarıyla, Türkiye olarak Somalili kardeşlerimizin yanında olmaya çalıştık. Somali’de hayatın normalleşmesine yaptığımız katkıların somut sonuçlarını görmek hepimizi mutlu ediyor. Geçtiğimiz yıl Ocak ayında, Cumhurbaşkanımıza refakaten, Mogadişu’ya gerçekleştirdiğim ikinci ziyaretimde, bu iyileşmeyi bizzat kendi gözlerimle görmenin mutluluğunu yaşadım.

Değerli Katılımcılar,

Çevremizdeki gelişmelere baktığımızda, Somali’deki devlet inşası ve barışın tesisi çabalarının ne kadar önemli ve değerli olduğunu görüyorum. Ne yazık ki, 20. yüzyıldan bu yana dünya, büyük acılar ve insanlık dramlarına şahit oldu. Bu zor zamanlarda en çok zarar gören kesim ise, kadınlar ve çocuklardır. İnsanlığın vicdanını kanatan bu sıkıntıların en yakın tarihli örneği ise, Akdeniz sahillerinde yitirdiğimiz çocuklar ve kadınlar oldu. Suriye trajedisi, uluslararası toplumun gözü önünde, milyonlarca kadını yurdundan ayırmış, nice çocuğu eğitimden mahrum bırakmıştır.

Öte yandan kadınlar, bazı geleneksel bakış açılarının, kültürel normların gölgesinde kalmaktadır.  Sözgelimi, İslam’da olmayan bazı geleneklerin kadınları ikinci planda konumlandırdığını görüyoruz. Kadınları değersizleştirmeye çalışan bir yaşam tarzı, dinimizde yoktur. İslam dininin temel kaynakları, kadın ve erkeği, birbiriyle çatışan değil, birbiriyle uyum içinde, birbirini destekleyen ve bütünleyen iki cins olarak konumlandırır. Bu yanlış algılarla mücadele etmek durumundayız.

Kadınlara toplumun her alanında, hak ettikleri yeri açmak ve kadının ilerlemesinin önündeki engelleri, elbirliği ile kaldırmak gerekiyor. Fakat bu, erkeklerin de gayret göstermesi gereken bir konu. Zira, kadın sorunu aynı zamanda bir erkek sorunudur. Siyasette, iş dünyasında, akademide kadın varlığı, adaletin, toplumsal dengenin ve huzurun teminatıdır. Bu nedenle, toplumsal cinsiyet adaleti ilkesini küresel ölçekte yaygınlaştırmamız gerektiğini düşünüyorum

Kadınların daha etkin olduğu bir dünyada, şiddetin azalacağına dair güçlü bir inanca sahibim. Şiddet ne yazık ki, tüm dünyada önemli toplumsal sorunlardan birisidir. Şiddeti besleyen kültürel kalıpları çözümlemek durumundayız. Özellikle kadına şiddeti destekleyecek, onu meşru gösterecek hiçbir akıl ve vicdan sahibi olabileceğini düşünmüyorum.

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Türkiye, kalkınma sürecinde, son 12 yılda büyük aşamalar kaydetmiş ve dünyada örnek gösterilen ülkeler arasına girmiştir. Toplumsal hayatta ayrım yapılmaksızın, tüm kadınlarımıza demokratik hakları iade edilmiş, kadının etki gücü artmıştır.

Yaptığımız eğitim kampanyaları meyvelerini vermiştir. İlköğretimde okullaşma oranımız 10 yıl içinde %90’lardan %99’lara ulaşmıştır. Keza kadınların yükseköğretime katılma oranı, %13’ten, %40’a çıkmıştır. Meclisimizdeki kadın vekil sayısında ise, önemli oranda artış olmuştur.

Esasen, Somali’de de kadınların siyasette, iş dünyasında ve günlük hayatta erkeklerden hiç aşağı kalmayacak şekilde var olma potansiyeli olduğunu biliyorum. Somalili kadınların, yerel düzlemde günlük hayata aktif olarak katıldıklarını görüyoruz. Bu potansiyelin, toplumun tüm katmanlarını harekete geçirmesini arzu ediyoruz.

2016 seçimlerinin Somali’nin olduğu kadar, Somali’deki kadınların kaderi bakımından da, gerçek bir sınav olacağına inanıyorum. Daha çok Somalili kadının karar alma mekanizmalarında yer almasını temenni ediyorum. Bir ülkede barış ve güvenlik tesisinin, ancak kadının toplumda hak ettiği yeri almasıyla mümkün olacağına inanıyorum.

Türkiye olarak, özellikle Afrika kıtasındaki sorunları yakından takip ediyor, elimizden gelen katkıyı sağlamaya çalışıyoruz. Toplumumuz elinde olanı paylaşma, yardıma ihtiyaç duyanlara kucak açma konusunda oldukça duyarlı bir toplumdur. Türkiye, gayri safi milli hasıla bakımından dünyanın en cömert ülkesidir. Bu bağlamda, Afrika’dan yükselen her ses, Türkiye’de yankılanmaktadır.

Değerli Katılımcılar,

Uluslararası toplum olarak kadının statüsü dahil olmak üzere, Somali’de olumlu yönde kaydedilen gelişmeleri sahiplenmeliyiz. Elbette ki asıl sorumluluk Somali halkına düşmektedir. Biz bu süreçte Somalili kardeşlerimizi her zaman olduğu gibi yalnız bırakmayacağız. Bunu, değerli kardeşim, Somali Hanımefendi’si, Qamar Omar Ali’ye de her fırsatta söylüyorum. Dost ülke Somali’nin geleceği adına, biz her zaman  yanındayız.

Bu toplantının da hayırlara vesile olmasını diliyorum. Her birinize, samimi gayretleriniz için teşekkür ediyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.