“Uluslararası Toplum Tarihî Bir Samimiyet Sınavından Geçiyor”

24.09.2014
“Uluslararası Toplum Tarihî Bir Samimiyet Sınavından Geçiyor”

 

BM Güvenlik Konseyi'nde ABD Başkanı Obama'nın yönettiği "Yabancı savaşçılar" konulu toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halen Irak'tan gelen 70 bin Ezidiye de geçici ev sahipliği yapıyoruz. Tüm bu fedakârlıklarımıza rağmen ve dayanışma beklentimize yeterince karşılık bulamamışken, haksız bir takım eleştirilere maruz kalmak bizi gerçekten üzmektedir. Türkiye'nin bu konudaki kararlılığı sorgulanamaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nde ABD Başkanı Barack Obama'nın yönettiği toplantıda "Yabancı savaşçılar" konusunda Türkiye'nin tutumunu ve aldığı önlemleri anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Yabancı Terörist Savaşçılar" meselesinin yeni bir olgu olmadığına işaret ederek, "Bu konu hep daha büyük bir sorunun yansıması, bir semptomu olarak ortaya çıkmıştır. Bugün de güney sınırlarımıza komşu devlet yapılarının çökmesi ve bunun doğurduğu istikrarsızlık ve kaos ortamı, terör örgütlerine faaliyet alanı kazandırmıştır. Bölge maalesef terörist savaşçılar için çekim merkezi haline gelmiştir" dedi.

Suriye'de istikrarsızlığın baş göstermesinden itibaren Türkiye'nin uluslararası topluma söz konusu tehdide ilişkin uyarılarını defaatle yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "IŞİD tehdidinin Irak’a yayılması ise konjonktüreldir ve geçmiş Hükümetin mezhepçi politikalarından beslenmiştir. Uluslararası toplum birlik ve dayanışma içinde hareket ettiği takdirde, üstesinden gelemeyeceğimiz bir sınama yoktur. Uzun vadeli düşünüp, kapsamlı, gerçekçi ve samimi bir yaklaşım benimsersek bu tehdidi alt edebiliriz. Türkiye, bu istikamette öncü rol oynamaya hazırdır. Esasen ülkemiz uzun zamandan beri aldığı tedbirlerle yabancı terörist savaşçıların bölgeye akışına yoğun bir set çekme gayreti içindedir. Ancak, bu Türkiye'nin tek başına yürütebileceği bir mücadele değildir" diye konuştu.

“ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ, BU KİŞİLERİN TÜRKİYE’YE GİRİŞLERİNİN ENGELLENMESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı terörist savaşçı tehdidinin bu kişilerin kaynak ülkelerden ayrılmalarıyla başladığını, dolayısıyla bunlarla mücadelenin, esas olarak kaynak ülkelerde başlaması gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öncelikli hedefimiz, bu kişilerin Türkiye’ye girişlerinin engellenmesidir. Bu hususta uzun zamandır ilgili ülkelere bizimle iş birliği yapmaları için çağrıda bulunmaktaydık. Üzülerek söylemeliyim ki, bu hususta da ağır davranılmıştır. Tehdidin vahametinin artması üzerine, nihayet son dönemde kaynak ülkelerin bizimle bilgi paylaşmaya başladığını görmekteyiz. Bu sayede yabancı terörist savaşçılar tehdidiyle mücadele kapsamında 6 bin 300 dolayında kişiye giriş yasağı koyduk, bini aşkın yabancıyı sınır dışı ettik, havalimanlarında risk analiz grupları oluşturduk."

“ALINAN TEDBİRLERİN İSLAMOFOBİK ÇEVRELERCE İSTİSMARINA İZİN VERİLMEMELİDİR”

Yabancı terörist savaşçıların akışını engellemek için iş birliği gerektiğini de kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada bir kez daha vurgulamak istiyorum: Bu konuda Türkiye’nin iş birliğini bekleyen dost ve ortaklarımızın, ancak kendileri de gerçek bir iş birliği ruhu sergilemeleri halinde bu akışı durdurabiliriz. Bu mücadelede üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir diğer konu ise alınan tedbirlerin İslamofobik çevrelerce istismarına ve ortak medeni değerlerimizi incitmesine izin verilmemesidir" dedi.

“DÜNYANIN DÖRT BİR KÖŞESİNDEN GENÇLERİN TERÖRÜN AĞINA DÜŞMESİNE HERKESTEN ÖNCE BİZ MANİ OLMAK İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye'nin yıllarca terör belasıyla uğraştığını ve binlerce evladını terörizme kurban verdiğini belirterek, "Terörün yaşattığı acıyı en iyi bilenlerdeniz. Dünyanın dört bir köşesinden gençlerin terörün ağına düşmesine herkesten önce biz mani olmak istiyoruz. Nitekim, Türkiye, 2011’de ABD ile birlikte Terörizmle Mücadele Küresel Forumu’nu kurarken tam da bu anlayışla hareket etmiştir. Türkiye, bu tehdidin bertaraf edilmesi için gerekli tüm bireysel, bölgesel ve uluslararası adımları atmakta, bu hususta daha da yoğun tedbirler almakta kararlıdır. IŞİD eli kanlı bir terör örgütüdür. Hükümetimiz bu yönde en başından itibaren gerekli hukuki tedbirleri de almıştır. Terörle mücadelede ulusal çıkarlarımızın gerektirdiği her türlü adım bölgesel istikrar ve insani gerekler göz önüne alınmak suretiyle atılacaktır. Ülkemizin sınırları üzerinde büyük bir baskı mevcuttur" dedi.

“TÜRKİYE'NİN BU KONUDAKİ KARARLILIĞI SORGULANAMAZ”

Suriye'deki çatışmaların başından bu yana her etnik grup ve mezhepten 1 milyon 300 bin Suriyeli mültecinin Türkiye'ye sığındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu. "Sadece geçtiğimiz hafta içinde IŞİD saldırılarından kaçan 140 binden fazla Suriyeli Kürt mülteci ülkemize sığınmıştır. Halen Irak'tan gelen 70 bin Ezidiye de geçici ev sahipliği yapıyoruz. Tüm bu fedakârlıklarımıza rağmen ve dayanışma beklentimize yeterince karşılık bulamamışken, haksız bir takım eleştirilere maruz kalmak bizi gerçekten üzmektedir. Türkiye'nin bu konudaki kararlılığı sorgulanamaz"

“ARZU EDİLEN DAYANIŞMA VE İŞ BİRLİĞİ SAĞLANDIĞI TAKDİRDE SONUÇ ALINMAMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumun tarihi bir samimiyet sınavından geçmekte olduğuna işaret ederek, "Sorunun köküne inildiği, arzu edilen dayanışma ve iş birliği sağlandığı takdirde sonuç alınmaması mümkün değildir. Milyonlarca Suriyeli kardeşimizin güven içinde evine dönebildiği, bütün Iraklı kardeşlerimizin kendilerini Irak'ın parçası hissettikleri, kalıcı bir barış, demokrasi ve istikrar ortamının sağlanması hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Türkiye, bu hedef doğrultusunda yoğun çabalarını sürdürecektir" dedi.

 

 

Tüm Haberler