Cumhurbaşkanı Gül’e, Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsünde Fahri Profesörlük Unvanı Verildi

30.05.2013
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült
Cumhurbaşkanı Gül’e, Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsünde Fahri Profesörlük Unvanı Verildi

 

Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsünde fahri profesörlük unvanı verilen Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı konuşmada, “Ortak tarih ve kültürümüz, halklarımız arasındaki kadim bağların temelini oluşturmaktadır. Türkmenistan, ortak atalarımız Ertuğrul Gazi’nin, Tuğrul ve Çağrı Beylerin, Alparslan’ın ve Sultan Sencer’in bir zamanlar adeta şaha kaldırdığı topraklardır. Bu nedenle Türkmenistan bizim ata yurdumuzdur” dedi. 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsünde fahri profesörlük unvanı verildi. 

Cumhurbaşkanı Gül, enstitüye gelişinde Rektör Purli Agamuradov tarafından karşılandı. Türkmen sanatçılar tarafından sergilenen halk dansı gösterilerini izleyen Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra binanın giriş katında bulunan Türkmenistan’da yükseköğretime ilişkin bilgilerin yer aldığı stantlar ile bir alt kattaki para ve takı sergisini gezdi. 

“TÜRKMENİSTAN’IN, TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİNİ EN ÜST SEVİYEDE SÜRDÜRME İRADESİNDEN MEMNUNUZ”

Törende fahri profesörlük unvanına layık görülmekten büyük şeref duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, bu unvanı Türkiye’ye gösterilen teveccühün açık bir ifadesi olarak gördüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Gül, Türkmenistan’ın, Türkiye ile iş birliğini en üst mertebede devam ettirme iradesinin kendisini sevindirdiğini söyleyerek, “Bu hususta gösterdiği liderlikten dolayı, Kadirli Doğanım, Devlet Başkanı Berdimuhamedov’a şükran hislerimi bir kere daha ifade etmek isterim. Türkiye’nin Türkmenistan ile geliştirdiği iş birliğinde en büyük ve hiç değişmeyecek önceliği, bu iş birliğinin iki ülkenin ortak menfaatlerine hizmet etmesidir. Kardeşlik hukukunun gereği de budur. Zira bizler ‘bir millet, iki devletiz’. Kadirli Doğanımın ifadesiyle kemik kardeşiyiz” dedi. 

“ORTAK TARİH VE KÜLTÜRÜMÜZ, HALKLARIMIZ ARASINDAKİ KADİM BAĞLARIN TEMELİNİ OLUŞTURUYOR”

İki ülke arasındaki emsalsiz ilişkilere değinen Cumhurbaşkanı Gül, ortak tarihe atıf yaparak, “Ortak tarihimiz ve ortak kültürümüz, halklarımız arasındaki kadim bağların temelini oluşturmaktadır. Türkmenistan, ortak atalarımız Ertuğrul Gazi’nin, Tuğrul ve Çağrı Beylerin, Alparslan’ın ve Sultan Sencer’in bir zamanlar adeta şaha kaldırdığı topraklardır. Bu nedenle Türkmenistan bizim ata yurdumuzdur” ifadelerini kullandı. 

TÜRK MİLLETİNİN YAŞADIĞI “STRATEJİK MUCİZELER”

Tarihî birliktelik sayesinde Türkiye’nin, Türk dünyasının ve diğer kardeş toplulukların ortak yurdu haline geldiğini ve şanlı imparatorluklara ev sahipliği yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Gül, “Ne var ki Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ve atayurdumuzdaki kardeşlerimizin başka güçlerin etkisi altında kalmaları, Türk milletini büyük bir felaketin eşiğine getirmiştir. Bu nedenle geçen yüzyılın başında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını ve yüzyılın sonunda, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kardeş ülkelerimizin özgürlük ve bağımsızlıklarına kavuşmalarını, Türk milleti bakımından gerçekleşen ‘stratejik mucizeler’ olarak adlandırdım” dedi. 

Cumhurbaşkanı Gül gerçekleştirilen kalkınma hamleleri sayesinde, Türkiye’nin ve Türkmenistan’ın ecdadın bıraktıkları mirasa yaraşır birer ülke haline geldiklerine işaret ederek, “Tarih boyunca birlikte yaşadığımız, vatan bildiğimiz ülkelerimiz, daima birliğin, dirliğin ve kardeşliğin sembolü olmuştur” değerlendirmesinde bulundu. 

TÜRK DÜNYASINA TESİR EDEN BÜYÜK KÜLTÜR VE İLİM ADAMLARI

Cumhurbaşkanı Gül, kültürün devlet sınırlarına bağlı olmadığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Gül, buna örnek olarak Türk dünyasında farklı yer ve zamanlarda yetişen kültür ve bilim adamları örnek göstererek, “Bu durum, büyük Türk düşünürü İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, fikirde, amelde birlik’ şiarında tecessüm etmiştir. Nitekim Hace-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’nin Anadolu tasavvufunun piri Yunus Emre üzerindeki etkisi büyüktür. Yunus Emre ise Türkmenlerin akıldarı Mahtumkulu Firaki’nin eserlerine derinden tesir etmiştir. Nihayet Mahtumkulu’nun bugün yeniden Türkmenlerin ve bütün Türk dünyasının ortak değeri olarak yükselişi, bu manevi yakınlığın en güzel örneklerinden biridir” dedi.

 “TÜRK DİLİ VE KÜLTÜRÜ, ÇOK GENİŞ BİR COĞRAFYANIN ORTAK PAYDASI”

Türk dili ve kültürünün çok geniş bir coğrafyanın ortak paydası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, “Biz de kadim bağlara sahip olduğumuz öz kardeşlerimizle yeniden kucaklaşarak, müşterek geçmişimiz temelinde çok güçlü ilişkiler inşa ettik. Bunların içinde en çok önem verdiklerimizden biri de şüphesiz Türkmenistan ile olan ilişkilerimizdir” dedi. 

“ASYA’NIN YÜKSELEN GÜCÜ TÜRKMENİSTAN, ULUSLARARASI CAMİADAKİ MUTEBER KONUMUNU TAHKİM EDİYOR”

Türkmenistan’ın, göz kamaştırıcı bir kalkınma hamlesini başarıyla hayata geçirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, Devlet Başkanı Berdimuhamedov’un, merhum Türkmenbaşı’ndan devraldığı bayrağı, daha da yükseklere taşıdığını söyleyerek, “Asya’nın yükselen gücü Türkmenistan, uluslararası camiadaki muteber konumunu her geçen gün tahkim etmekte, bölgesinde barış, istikrar ve refahın timsali olarak görülmektedir. Kardeş Türkmenistan’ın elde ettiği bu başarılarla biz de iftihar ediyoruz. Kadirli Doğanımın dirayetli liderliği sayesinde, Türkmenistan’ın çok daha büyük başarılara imza atacağına olan inancımız tamdır” ifadesini kullandı. 

Türkiye’nin Türkmenistan’ın bağımsızlığını tanıyan ve burada büyükelçilik açan ilk ülke olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül,  Türkmenistan’da yaşayan Türk vatandaşlarına Türkmenistan’a, vatanları gibi kıymet vermeleri ve hizmet etmeleri tavsiyesinde bulundu. 

“SİYASİ VE EKONOMİK İLİŞKİLERİMİZ, MÜKEMMEL BİR SEYİR İZLİYOR”

2013 yılının Türkmenistan’ın bağımsızlığının ve Türkiye-Türkmenistan ilişkilerinin 22’nci yılı olduğunu vurgulayan Gül, “Esasen milletlerin hayatında 22 yıl, daha dün gibi sayılacak kısa bir zaman dilimidir. Buna rağmen, geride kalan 22 yılda, Türkmenistan’ın gerçekleştirdiği dev atılım, ikili iş birliğimizde de büyük mesafeler alınmasına imkân vermiştir. Siyasi ilişkilerimiz, aramızdaki kardeşliğin üstün seviyesiyle mütenasip, mükemmel bir seyir izlemektedir. Ekonomik, ticari ve kültürel ilişkilerimiz her geçen gün daha da pekişmektedir” diye konuştu. 

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ DERİNLEŞEN EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ

Cumhurbaşkanı Gül, 2012 yılından Türkmenistan’da gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinin hemen ardından Devlet Başkanı Berdimuhamedov’un ilk resmî yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptığını hatırlatarak “Söz konusu ziyaret, iş birliğimizin ulaştığı yüksek mertebeyi bir kez daha tescil etmiş, 2012 yılını ilişkilerimizin ‘altın yılı’ ilan etmemizi sağlamıştır. Türkmenistan’ın bağımsızlığını kazanmasından bu yana iki ülke arasında 70’in üzerinde anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmalar, ilişkilerimizin ahdi zeminini güçlendirdiği gibi, kardeşlik hukukumuzu da somut iş birliğine dönüştürmektedir. Türkmenistan’da faaliyet gösteren yaklaşık 600 Türk şirketi bulunmaktadır. Yıllık ticaret hacmimiz 3,5 milyar dolara ulaşmıştır. Türk şirketlerinin Türkmenistan’da üstlendiği taahhüt hizmetlerinin toplamı da 34 milyar dolara yaklaşmıştır. Bu süreçte, başta Aşkabat olmak üzere, tüm Türkmenistan’ı yeniden inşa ve ihya etmenin şerefine bizi ortak ettiğiniz için Kadirli Doğanıma ve bütün Türkmen kardeşlerime teşekkür ederim” dedi. 

“KÜLTÜREL ALANDAKİ İŞ BİRLİĞİ, TÜRK VE TÜRKMEN HALKLARININ KARDEŞLİĞİNİ PEKİŞTİRİYOR”

İki ülke arasındaki eğitim ve kültür alanındaki ilişkilere değinen Cumhurbaşkanı Gül, binlerce Türkmen öğrencinin Türkiye’de burslu eğitim gördüğünü ve Türkiye’nin, Türkmenistan’ın kalkınması için her türlü desteği vermeye devam edeceğini belirterek, “Türkiye-Türkmenistan ilişkilerinde ortak kültür mirası özel bir öneme sahiptir. Kültürel alandaki iş birliği Türk ve Türkmen halklarının kardeşliğini pekiştirmekte, ortak manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılmasına hizmet etmektedir” vurgusunu yaptı. 

TÜRKİYE-TÜRKMENİSTAN KÜLTÜR GÜNLERİ

2011 yılında Türkmenistan’ın bağımsızlığının 20. yıl dönümü münasebetiyle iki ülkede kutlamalar düzenlendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, geleneksel hale gelen Türkiye-Türkmenistan Kültür Günleri etkinliğine, temmuz ayında İstanbul’un yanı sıra 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Eskişehir’in de ev sahipliği yapacak olmasının ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti. 

ULUSLARARASI TÜRKMEN-TÜRK ÜNİVERSİTESİ’NİN YENİ YERLEŞKESİ

Türkmenistan’da faaliyet gösteren Türk-Türkmen okulları ve özel Türk okullarının, kardeşlik ilişkilerinin bugünlere gelmesindeki payının büyük olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, programı çerçevesinde Devlet Başkanı Berdimuhamedov ile Uluslararası Türkmen-Türk Üniversitesi’nin yeni yerleşkesinin temelini attıklarını söyledi. 

“İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİNİN GELECEĞİ TEMİNAT ALTINDA”

Cumhurbaşkanı Gül, yeni yerleşkesinin temeli atılan üniversitenin Türkiye ve Türkmenistan’a hayırlı olmasını diledi. Gençleri, Türk-Türkmen ilişkilerinin ve Türk dünyasının geleceği olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Gül, öğrencilerden bu bilinçle eğitimlerini tamamlayarak, kardeş halkların ortak menfaatleri için yapılan çalışmalara katılmalarını beklediğini kaydetti. Türk ve Türkmen gençliğine duydukları güven sayesinde, “İki ülke arasındaki ilişkilerinin geleceği teminat altında” diyen Cumhurbaşkanı Gül, Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsü tarafından verilen fahri profesörlük unvanının da aldığı en anlamlı payelerden biri olduğunu dile getirdi. 

Enstitü Rektörü Purli Agamuradov da Türkiye ile karşılıklı iş birliğini geliştirme ve yeni düzeylere çıkartmayı hedeflediklerini ifade etti. Agamuradov, Türkiye ile Türkmenistan arasındaki iş birliğini geliştirme konusunda Cumhurbaşkanı Gül’ün yaptığı çalışmaların büyük değer taşıdığını söyledi.

Tüm Haberler

Yazdır Paylaş Yukarı