Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 8. Doruk Toplantısı Nedeniyle Verdikleri Akşam Yemeğinde Yaptıkları Konuşma

17.11.2006
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült
"Sayın Cumhurbaşkanları,
Sayın Heyet Başkanları,
Değerli Konuklar,
Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Doruklar Süreci'nin Sekizinci Toplantısı nedeniyle Azeri, Kazak, Kırgız ve Türkmen kardeşlerimizi güzel kentimiz Antalya'da görmekten mutluluk duyuyoruz.
Konuk Cumhurbaşkanlarını ve Heyet Başkanlarını, Antalya Doruğu'na ayrı bir anlam katan ve bu toplantının önemi arttıran, onbeşinci bağımsızlık yıldönümleri nedeniyle yürekten kutluyoruz. Türkiye, bağımsızlıklarını kazandığı ilk günden başlayarak büyük bir coşku ve sevinçle kardeş Cumhuriyetlerinin yanında olmuş, dostluk ve yardım elini uzatmıştır. Bugün, kardeşlerimizin onbeş yılda geldiği aşama bize kıvanç vermektedir.
Antalya Doruğu, ülkelerimiz arasındaki işbirliğini, tarihsel dostluk ve kardeşlik bağlarımızı daha da yüksek düzeylere çıkarmak yönündeki ortak istencimizi yansıtmaktadır.
Doruklar Sürecini, stratejik bir bölgede, dinamik, genç nüfusu ve doğal kaynaklarıyla uluslararası toplum içindeki yerini pekiştirmiş bulunan ülkelerimizin ortak sorunlarına karşılıklı dayanışmayla çözüm bulunmasını hedefleyen ve karşılıklı yararlara hizmet eden bir oluşum olarak görüyoruz.
İlkini 1992 yılında Ankara'da düzenlediğimiz Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Doruk Toplantıları sürecinde, ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerde ve işbirliğinde olduğu kadar, çok taraflı işbirliğimizde de büyük yol aldık.
Bugünkü toplantımızda, dost ve kardeş devletler olarak, bölgesel ve uluslararası konulara ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. İlişkilerimizin ve işbirliğimizin güçlendirilmesi, ekonomi ve toplumsal alandaki gelişimimizin hızlandırılması, bölgemizde barış ve istikrarın pekiştirilmesi gibi konular üzerinde değerlendirmelerimizi paylaştık. Alınabilecek önlemleri ve atılabilecek adımları içten bir ortamda ele aldık. Antalya Doruğu, bu doğrultuda yararlı ve başarılı bir toplantı olmuş ve pek çok konudaki görüş ve yaklaşımlarımızın örtüştüğünü bir kez daha ortaya koymuştur.
Sayın Cumhurbaşkanları,
Değerli Konuklar,
Ülkelerimizin yer aldığı coğrafyada barış ve istikrarı tehdit eden olumsuzluklar sürmektedir. Bu olumsuzlukların üstesinden gelinmesi için ikili, bölgesel ve uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi ve derinleştirilmesinde kuşkusuz yarar bulunmaktadır. Ülkelerimiz arasındaki işbirliğini bu anlayışla geliştirerek, hem toplumsal kalkınma ve gönenç, hem de uluslararası barış ve huzura katkıda bulunmak başlıca hedefimizdir.
Avrasya coğrafyasını paylaşan ülkeler olarak varolan işbirliğine her düzeyde katkıda bulunmaya hazır olduğumuzu bu doruk toplantısında yenileme olanağı bulduk. Birbirine yakın duran, birbirini daha iyi anlayan ülkelerimiz arasındaki danışma ve dayanışmanın bölgesel ve küresel işbirliği yönünden önemini bu çerçevede vurgulamak istiyorum. Ortak değerlerimiz ve birikimimizi kapsamlı bir işbirliğinin yararına sunarak, ülkelerimizin ve bölgemizin istikrarını pekiştirebileceğimize inanıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanları,
Değerli Konuklar,
Dünyanın bugün ulaştığı uygarlık düzeyinde ülkelerin konumları artık yeni araçlar ile ölçülmektedir. 21. yüzyılda ülkelerin uluslararası ilişkilerdeki ağırlıkları, kalkınma düzeyleri, istikrar, huzur ve barışa katkıları ile belirlenmektedir. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz asimetrik tehditler, aşırı akımlar ve terörizm gibi sorunlar, ancak barışın ve gönencin paylaşılmasıyla yok edilebilir.
Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Doruklar Süreci'ne katılan ülkelerin birbirinin deneyim ve olanaklarından yararlanarak gelişmelerini hızlandıracaklarına ve çağdaş devletler arasındaki yerini pekiştireceklerine inanıyoruz. Aynı coğrafyayı paylaşan ülkeler olarak, aramızdaki işbirliği olanaklarından en üst düzeyde yararlanmak, bizden sonraki kuşaklara iyi bir dünya bırakmakla sorumluyuz.
Önümüzdeki dönemde aynı coğrafyayı paylaşan ülkelerin yöneticileri olarak bizlere düşen görev, bu coğrafyayı bir rekabet alanı olmaktan çıkararak, işbirliği ve istikrar bölgesi haline dönüştürmek için elimizden gelen çabayı göstermektir.
Sayın Cumhurbaşkanları,
Sayın Heyet Başkanları,
Yönetimler olarak bizler gelip geçiciyiz. Önemli olan, halklarımız arasındaki dostluğun ve kardeşliğin sürdürülmesidir. Bu güçlü dostluk ve kardeşlik, ilişkilerimizin daha da geliştirilmesinde temel itici güç olacaktır. Bu yolda atacağımız adımlarla sonraki kuşakların geleceğine katkıda bulunabiliriz.
Bu duygu ve düşüncelerle, kadehimi sizlerin sağlık ve mutluluğuna, ülkelerimiz ve halklarımızın barış, huzur ve gönenç dolu parlak geleceğine kaldırıyorum."
Yazdır Paylaş Yukarı